Son Dakika
06 Aralık 2016 Salı

Tarihi 10 bin yıla dayanıyor

sepet

İznik’te 8 yıldır yaşayan Arkeolog Fisun Ertuğ, evinin bahçesinde ki eski ahırı “Sepethane” adını vererek sepet müzesine çevirdi. Ertuğ, 20 yıldır Türkiye’nin çeşitli illerinden topladığı 170’e yakın sepet dikkat çekiyor. Yaklaşık 40 yıldır Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Arkeolog olarak görev yapan Füsun Ertuğ, İznik’te hayata geçirdiği sepet koleksiyonu ile sepetçiliğin tarihine ışık tutmayı hedefliyor.

10 BİN YIL ÖNCE DE VARDI
Tarih öncesi arkeoloğu olan Ertuğ, yıllardır kazılarda bulduğu sepet izlerinden yola çıkarak bugünkü sepet koleksiyonunu oluşturdu. Neolotik döneme ait yaklaşık 10 bin yıllık sepet izleri mevcut diyen Ertuğ, “Günümüzde sepetlerin yapım tekniği ve hangi malzemelerin kullanıldığı ile ilgili herhangi bir çalışma mevcut değil. Neden yok, çünkü bu sepetler günümüzde dahi gündelik malzemeler olduğu için dikkat çekmiyor. Bu güne değin önemsenmemiş. Anadolu’da kaç teknik var diye sorduğumuzda cevap bulamıyoruz.
Her bir usta bölgesel olarak sadece kendi bildiği tekniği kullanıp farklı bir malzemeden sepet yapıyor.”

20 YILDIR İZİNİ SÜRÜYOR
Tarih öncesi arkeoloğu Fisun Ertuğ, “Yaklaşık 20 yıldır insanların kullandığı bitkileri araştırarak başladım bu işe. Kazılarda bulduğumuz bu sepetlerin hangi tekniklerle hangi malzemeyle yapıldığını anlamak için yavaş yavaş sepetleri toplamaya başladım. İznik’e taşınalı 8 yıl oldu. Buraya gelip görenler, öğrenciler ile kurslar yapıyoruz. Arkeoloji öğrencilerine sepetleri anlatıyorum. Buraya her gelen bizlere Türkiye’nin farklı köşelerinden yeni sepet örnekleri getiriyor. 5 farklı teknikte örülen (simit sarma tekniği, bükme tekniği, saç örgü tekniği, dikmeli atmalı tekniği, karma tekniği) sepetlerin yanında birde Fındık, Kestane, Komar, Söğüt, gibi karma dediğimiz 70-80 farklı malzemeden de sepet yapılabiliyor.”

SEPETÇİLİĞİ ÖĞRETMEK İSTİYORUM
Yurdun farklı noktalarında üç sepet ustasına koleksiyonunda köşe açarak yer veren ve ürünlerini sergileyen Ertuğ, “Yapmak istediğimiz ise bun öğrencilerimize öğretmek. Öğrenciler ile birlikte sepeti kendimiz yaparsak, bu sanat yürüyecek. Ustalar, bu işten para kazanmadığı için gençlerimiz bu işe merak salmıyor. Bizler buna hem bilimsel anlamda hem bunun devamı için uğraş veriyoruz” dedi.