Küresel risklere rağmen inşaat sektörü yüzde 10,8 büyüdü

EKONOMİ

Turkiye Istatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme verilerinin ardından sektörel performans rakamları netleşti. Buna göre inşaat sektörü, 2025 yılında yüzde 10,8 oranında büyüme kaydetti.

Verileri değerlendiren Turkiye Muteahhitler Birligi (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklere rağmen sektörün güçlü bir performans sergilediğini belirtti.

Eren, “2025 yılında küresel ölçekteki belirsizlikler ve jeopolitik risklerin ekonomiye olan etkilerine rağmen, inşaat sektörümüz yüzde 10,8 oranında büyüme kaydetmiştir. Dördüncü çeyrekte mevsimsel ve finansal koşullara bağlı olarak çeyreksel bazda bir miktar ivme kaybı görülse de yıllık performans güçlü kalmaya devam etmiştir. Bu performans, sektördeki yatırımların ve devam eden projelerin ekonomik büyümeye olan katkısını bir kez daha göstermiştir” dedi.

Deprem bölgesi ve kentsel dönüşüm etkisi

Sektörün büyümesinde deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve devam eden altyapı projelerinin belirleyici olduğunu vurgulayan Eren, afet riski taşıyan bölgelerde hızlı ve güvenli konut üretiminin hem toplumsal ihtiyaçları karşıladığını hem de ekonomiye katkı sağladığını ifade etti.

Öncelikli altyapı ve kentsel dönüşüm projelerinin, ekonomik dalgalanmalara rağmen stratejik yatırımlar olarak sürdürüldüğünü kaydeden Eren, bu projelerin sektöre sürekli iş hacmi yarattığını dile getirdi.

Faiz beklentisi ve konut talebi

İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlamasının sektöre olumlu yansıdığını belirten Eren, faiz indirimi beklentileri ve kredi koşullarındaki olası iyileşmelerin konut talebini artırabileceğine dikkat çekti.

İnşaat sektörünün demir-çelikten çimentoya, makine ekipmandan lojistiğe kadar 200’ün üzerinde alt sektörü doğrudan etkilediğini hatırlatan Eren, sektörün ekonomide güçlü bir çarpan etkisi oluşturduğunu vurguladı.

2026 için uyarı

2025 verilerinin sektörün zorlu koşullara rağmen esnek yapısını koruduğunu ortaya koyduğunu belirten Eren, 2026 yılına ilişkin risklere de işaret etti.

Çevredeki olumsuz siyasi gelişmelerin ekonomi ve maliyetler üzerindeki olası etkilerinin yanı sıra, üretimin ağırlıklı olarak kamu projelerine dayanmasının ve özel sektör yatırımlarının aynı hızda artmamasının büyüme ivmesi açısından risk oluşturduğunu belirten Eren, sürdürülebilir büyüme için finansmana erişim, maliyet dengesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.