İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Kevser Ofluoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Ofluoğlu, son 6 yılda 3 bin 354 kadının hayatını kaybettiğine dikkat çekerek kadınların yaşam hakkının tartışma konusu yapılamayacağını söyledi.
Ofluoğlu, kadınların güvenliğinin bir siyasi tercih değil, devletin en temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayarak, “Kadınların güvenliği, ülkeyi 24 yıldır yönettiğini sanan iktidarın en temel sorumluluğudur” dedi.
“8 Mart Bir Mücadele Günüdür”
8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını ifade eden Ofluoğlu, kadınların yüzyıllardır süren eşitlik ve adalet mücadelesinin sembolü olduğunu söyledi. Kadınların emeğinin görünür kılınması, yaşam hakkının korunması ve toplumsal hayatta eşit şekilde yer alabilmesi için verilen mücadelenin önemine dikkat çekti.
“Kadınlar Güvende Değil”
Türkiye’de kadınların yaşamın birçok alanında eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Ofluoğlu, kadınların evde, sokakta ve iş yerinde güvende olmadığını söyledi. Kadına yönelik şiddetin artık münferit olaylar olmaktan çıkıp toplumsal bir yara haline geldiğini ifade eden Ofluoğlu, her gün bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşandığını dile getirdi.
Mahkemelerde uygulanan “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimlerinin adalet duygusunu zedelediğini belirten Ofluoğlu, bu durumun cezasızlık kültürünü güçlendirdiğini söyledi.
“Son 6 Yılda 3 Bin 354 Kadın Hayatını Kaybetti”
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Türkiye’de her 10 kadından 4’ünün 15 yaşından sonra fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını ifade eden Ofluoğlu, 2025 yılında şüpheli ölümler dahil 591 kadının hayatını kaybettiğini söyledi. Bu ölümlerin yüzde 60’ının kadınların kendi evlerinde ve en yakınlarındaki erkekler tarafından gerçekleştiğini belirtti.
Koruma kararlarına rağmen kadınların öldürüldüğünü vurgulayan Ofluoğlu, bunun devletin ve ilgili kurumların görevlerini yerine getiremediğini gösterdiğini ifade etti.
“İstanbul Sözleşmesi’nden Çıkılması Geri Adımdır”
Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası mekanizmaların önemine dikkat çeken Ofluoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kadınların korunması açısından önemli bir geri adım olduğunu söyledi. Ofluoğlu, sözleşmenin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele edeceklerini ve iktidara geldiklerinde tekrar yürürlüğe koyacaklarını belirtti.
Ayrıca 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun etkin şekilde uygulanmasının takipçisi olacaklarını ifade etti.
“Kadınların Temsili Yetersiz”
Kadınların siyasette ve karar mekanizmalarında yeterince yer alamadığını dile getiren Ofluoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın temsil oranının yüzde 20 civarında olduğunu söyledi. Türkiye’de 81 ilin yalnızca 11’inde kadın belediye başkanı bulunduğunu, 922 ilçeden sadece 64’ünde kadın ilçe belediye başkanı olduğunu ve 50 bini aşkın mahallede yalnızca 2 bin 150 kadın muhtar bulunduğunu kaydetti.
“Kadınların Ekonomik Özgürlüğü Şart”
Kadınların iş gücüne katılım oranının OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biri olduğunu belirten Ofluoğlu, kadınların büyük bölümünün kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalıştığını söyledi. Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması, kreş ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
“Erken Yaşta Evlilikler Büyük Sorun”
Kız çocuklarının eğitimden koparılması ve erken yaşta evliliklerin de önemli bir sorun olduğunu belirten Ofluoğlu, geçtiğimiz yıl Türkiye’de yaklaşık 10 bin çocuk evliliği gerçekleştiğini, bunların büyük bölümünün kız çocukları olduğunu ifade etti.
“Kadınların Eşit ve Güvende Olduğu Türkiye Mümkün”
İYİ Parti olarak kadınların güven ve eşitlik içinde yaşayacağı bir Türkiye için çalışacaklarını belirten Ofluoğlu, kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürünü ortadan kaldıracak yasal düzenlemeleri hayata geçireceklerini söyledi.
Ofluoğlu, kadınların siyasette, ekonomide ve kamusal yaşamda eşit temsilini güçlendirecek politikalar geliştireceklerini belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Kadın bireydir, kadındır, yurttaştır ve eşittir. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez. Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin olmadığı bir Türkiye mümkündür ve biz o Türkiye’yi kurmak için mücadele edeceğiz.”
















