Kanser tedavisinde yıllardır süregelen “deneme-yanılma” yaklaşımı yerini kişiye özel ve hedefe yönelik yöntemlere bırakıyor. Özellikle kolon kanseri alanında geliştirilen yeni teknoloji, hastanın tümörünü laboratuvarda birebir kopyalayarak en etkili ilacı daha tedavi başlamadan belirlemeyi mümkün kılıyor.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Uğur Sezerman liderliğinde, İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nden Prof. Dr. Esra Erdal iş birliğiyle yürütülen proje, kanser tedavisinde çığır açabilecek bir modeli ortaya koyuyor. Yaklaşık 6 hafta içinde hastaya en uygun tedavinin belirlenmesi hedefleniyor.
Tümörün “Dijital ve Biyolojik Haritası” Çıkarılıyor
Projede yalnızca DNA analizi değil; genlerin çalışma düzeyi, protein üretimi ve metabolik süreçler de dahil olmak üzere çok katmanlı “omik” veriler analiz ediliyor. Bu kapsamlı veri seti, yapay zekâ destekli sistemlerle işlenerek tümörün nasıl büyüdüğü ve hangi mekanizmalarla ilerlediği ortaya çıkarılıyor.
Geliştirilen PANACEA yöntemi sayesinde, tümörü tetikleyen genler ile ilaçların hedef aldığı noktalar eşleştiriliyor. Amaç, tümörün büyümesini sağlayan mekanizmaları aynı anda durdurabilecek en doğru ilaç ya da kombinasyonu belirlemek.
Laboratuvarda “Mini Tümör” Üretiliyor
Bu yöntemin en dikkat çekici aşaması ise “organoid” teknolojisi. Hastadan alınan doku kullanılarak laboratuvarda üç boyutlu, gerçek tümöre çok benzeyen mini modeller oluşturuluyor. Bu sayede ilaçlar doğrudan hastanın tümörünün kopyası üzerinde denenebiliyor.
Bu yaklaşım, sadece tedavi başarısını artırmakla kalmıyor; aynı zamanda hayvan deneylerine olan ihtiyacı da büyük ölçüde azaltma potansiyeli taşıyor. Nitekim organoidlerin ilaç testlerinde kullanımı FDA tarafından da onaylanmış durumda.
Dünyada ve Türkiye’de Bir İlk
Araştırmacılara göre bu çalışma, yalnızca organoid üretmekle kalmayıp, yapay zekâ ile tümör mekanizmasını çözerek doğrudan hedefe yönelik ilaçları bu model üzerinde test etmesiyle dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.
Yüzlerce ilacı denemek yerine, kısa sürede en etkili seçenek belirlenebiliyor. Ayrıca hastanın direnç göstereceği ilaçlar da önceden tespit edilerek zaman ve maliyet kaybının önüne geçiliyor.
İlk Uygulama Son Evre Hastalarda
Çalışma ilk etapta mevcut tedavilere yanıt vermeyen ileri evre kolon kanseri hastalarında uygulanacak. Ancak hedef çok daha büyük: Bu yöntemin tanı anında devreye girerek hastaya zaman kaybettirmeden en doğru tedaviyi sunması.
Proje kapsamında iki yıl içinde 30 hasta üzerinde uygulama planlanırken, önümüzdeki 5 yıl içinde yöntemin klinik rutine girmesi hedefleniyor.
Kanserde Yeni Dönem
Uzmanlara göre artık kanser tedavisinde yeni bir paradigma oluşuyor:
“Tümörü tam olarak anlamadan tedaviye başlanmamalı. İlaç, hastaya verilmeden önce laboratuvarda onun tümörünün kopyasında denenmeli.”
Kolon kanseriyle başlayan bu yaklaşımın, gelecekte meme kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta ve hatta bağırsak hastalıklarında da kişiye özel tedavilerin önünü açması bekleniyor.
















