CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun 2020 yılında durdurulması için sahaya inerek mücadele ettiği Meyra Madencilik’e ait atık barajı, 27 Ocak 2026’da çöktü. Yıllar önce yapılan uyarıların dikkate alınmaması, Bursa’da ciddi bir çevre ve halk sağlığı tehdidini beraberinde getirdi.
Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde uzun süredir tartışma konusu olan atık barajının çökmesiyle, kimyasallarla yıkanmış toprakların Sarıyer Deresi’ni doldurduğu ve zehirli atıkların Yenişehir Ovası’na doğru yayıldığı bildirildi. Yaşanan gelişme, tarım alanları ve yeraltı suları açısından büyük risk oluşturuyor.
2020’DE DURDURULMAK İSTENMİŞTİ
Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 2020 yılında söz konusu tesisin yapımına karşı Yenişehir’de düzenlenen eyleme katılarak köylülerle birlikte sahaya inmiş, iş makinelerinin önüne geçerek çalışmaları durdurmuştu.
O dönem yaşananları kamuoyuna şu sözlerle aktarmıştı:
“Köylüleri alana sokmuyorlar, her yer jandarma tarafından kesilmişti. Kepçelerin önüne yatan köylü kadınlara müdahale edildi. Ben de kepçenin önüne geçtim, iş makinesini durdurdum. Yasal izinleri olduklarını söylüyorlar ama insan sağlığını zehirleyen izin olmaz.”
UYARILAR GÖRMEZDEN GELİNDİ
Bilimsel raporlar, çevre örgütlerinin itirazları ve bölge halkının tepkilerine rağmen tesis faaliyete geçti. Aradan geçen altı yılın ardından, 2020 yılında “yapılmaması gerekir” denilen atık barajı 2026’da çöktü.
Bu çöküşle birlikte yalnızca çevre değil, on binlerce insanın yaşam alanı da doğrudan tehdit altına girdi.
TARIM ALANLARI VE YERALTI SULARI TEHLİKE ALTINDA
Çöken barajdan yayılan atıkların Sarıyer Deresi’ni doldurması ve Yenişehir Ovası’na doğru ilerlemesi, bölgedeki tarım alanları ve yeraltı suları açısından ciddi bir çevre felaketi riskini ortaya çıkardı.
“BU BİR KAZA DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR FELAKET”
Yaşananların bir kaza değil, yıllardır süren uyarıların dikkate alınmamasının sonucu olduğunu vurgulayan Nurhayat Altaca Kayışoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Mesele haklı çıkmak değil; doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumaktır. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını acı bir şekilde gördük.”
Kimyasal maddelerin Yenişehir Ovası’na karışarak halk sağlığını tehdit ettiğine dikkat çeken Kayışoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz. Bugün yaşanan çevre felaketi, yıllardır dile getirdiğimiz uyarıların sonucudur. Bu olayla ilgili derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılmalıdır. Doğayı katleden bu düzenle mücadelemiz sürecek.”
















