İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek “Mehmet Şimşek’in ekonomi programı çökmüştür” dedi.
Nisan ayından geçerli olmak üzere dar gelirlilere ve memurlara yüzde 10 oranında zam yapılması gerektiğini söyleyen Kavuncu, “Açlık sınırının altında kalan dar gelirlinin yaşayacak durumu kalmadı. Bir varsayım üzerine zam yapıyorsunuz ve hiçbir zaman tutmuyor. Yapmış olduğunuz zamlar belli bir süre sonra kuşa dönüyor” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Her yıl 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda gençlere özel ekonomik destek verilmesi amacıyla verdikleri önergenin reddedildiğine işaret eden Kavuncu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gençlerin yaşadığı sıkıntılar üzerinden yüklendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye yüzyılını gençlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklindeki açıklamasına değinen Kavuncu, “Siz önce büyükelçilik kapılarında vize almaya çalışan gençleri bu vize kuyruklarından çıkartın. Sayın Cumhurbaşkanı ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin her gencinin kendileri için aynı değerde olduğunu da söyledi. Biz aslında kimlerin değerli olduğunu biliyoruz. Sizler için en kıymetli olanların bakanların, bürokratların çocukları ile kendi akrabalarınızın evlatları olduğunu her gün okuyoruz. Suçlular yandaş olunca neler olduğunu Gülistan Doku cinayetinde gördük. Millî Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne yeğen atandığında kime değer verdiğinizi çok net anladık. Türk havayolları üst düzey yönetici atamalarındaki akraba ilişkilerine baktığımızda da her gencin sizin için ne kadar eşit ve ne kadar değerli olduğunu gördük” dedi.
“Su kaynakları kritik bir milli güvenlik meselesidir”
Tarım ve orman arazilerinin madencilik çalışmalarına açılmasına değinen Kavuncu, “Geçtiğimiz sene çıkarılan yasayla tarım arazilerinin ve orman alanlarının madenciliğe açılması kolaylaştı. Bu maden sahalarının yoğunluğu da su kaynaklarını olumsuz yönde etkiliyor. Bunu hepimiz biliyoruz. 2024’te madencilikte kullanılan su miktarı toplam tükettiğimiz su miktarının yüzde 5.8’ine tekabül etmiş. Maden işletmelerinde kullanılan aşırı su ve kimyasal kullanımı geri dönülemez sonuçlara yol açıyor. Dolayısıyla şunu net olarak görmemiz lazım, su kaynakları kritik bir milli güvenlik meselesidir. Su stresi yaşayan ülkemizde özellikle altın ve kömür madenleri olumsuz etkilere yol açmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Spor üzerinden siyaset yapma kurnazlığını düştüler”
Ahmet Türk’ün, Amedspor’un Süper Lig’e çıkması ardından “Kürdistan’ın bir takımı süper lige çıktı. Çok mutluyum” şeklindeki açıklamasına değinen Kavuncu, “Türkiye’de Süper Lig’e çıkmış tüm takımlar Türkiye’nin takımıdır. Trendyol Süper Lig, Türkiye Futbol Federasyonu’nun ligidir. Bunu bir başka şekilde tanımlayamazsınız. Edirne’den Kars’a, Muğla’dan Hakkâri’ye, Samsun’dan Kahramanmaraş’a kadar bu toprakların adı, bu coğrafyanın adı Türkiye’dir. Yıllardır bu ülkede tüm provokasyonlara rağmen kardeşliğimizi bozmayanlar, kardeş kavgasını çıkaramayanlar şimdi de futbol üzerinden provokasyona başladılar. Sporun dostluk ve kardeşlik olduğu unutup, spor üzerinden siyaset yapma kurnazlığını düştüler. Tribünleri sporun coşkusuyla değil, etnik kimlikler üzerinden nifak tohumlarıyla donatma hazırlığına girdiler. Türkiye Cumhuriyeti’ne mensup her vatandaş ve her kurum bu ülkenin hassasiyetlerine, anayasasına saygı göstermek zorundadır” şeklinde konuştu.
Mazlum Abdi’nin Öcalan’a görüştüğü iddiası
“Bu cürette sebep olan Cumhur İttifakı’nın ta kendisidir” diyen Kavuncu, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde açılan Türk bayrağına tepki gösterme cüreti neyse Meclis’te Talat Paşa’ya katil deme ve Türk devletini soykırımcılıkla suçlama cüreti de aynı benzer cürettir. Bir başka cüretkar yaklaşım Mazlum Abdi’nin yapacağı ziyaretle alakalıdır. PKK’nın Suriye kolu rahatlıkla Türkiye’ye gelebilmekte ve iddialara göre; İmralı’yla görüşmeye gitmektedir. Hatta iddia öyle ki Tom Barrack’la görüştükten hemen sonra bu görüşmenin yapıldığı. Bu nasıl mümkün olabilir? Türk devletinin varlığına kastetmiş bir mahkumla, onun Suriye kolunun görüşmesi ya da görüşebileceğinin ima edilmesi anlaşılır gibi değildir. Bunlar, ülkeyi yöneten iktidarın ciddiyetini göstermesi açısından son derece ibret verici gelişmelerdir” diye ekledi.
“Süreçten memnun olan tek bir grup var”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Türk dünyası vizyon belgesi’ açıklamasına işaret eden Kavuncu,
“Merak ettiğim bir şey var. Bu vizyon belgesinin içerisine Kürdistan’ı, Mazlum Abdi’nin Ankara ve İmralı ziyaretlerini, Apo’ya verilmesi planlanan barış koordinatörlüğü statüsünü de ekleyecek mi acaba? Erdoğan aynı basın toplantısında ‘Terörsüz Türkiye istemeyenleri sevindirmeyeceğiz’ de demiş. Tabii ki, ülkede terörün bitmesine istemeyenlere lanet olsun. Bunu çok net olarak söylüyoruz. Herhâlde sürecin başlamasından bugüne kadar sevinen tek bir grup olmuştur. O da terörü araç olarak kullanarak amacına ulaşmak isteyenler. Peki bunlar kimler? Terör örgütü mensupları, bu emeli gerçekleştirmek için şiddete başvuranlar, terör örgütü ve de terör örgütü elebaşı. Zira süreç başladığından bu yana onların haklarından, terör örgütü elebaşının konforundan ve statüsünden başka hiçbir şey konuşulmadı. Dolayısıyla bu süreçten memnun olsa olsa terör örgütü üyeleri ve elebaşı memnundur” dedi.
Bahçeli’nin sürece dair yeni açıklamaları
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece dair yeni açıklamalarına değinen Kavuncu, “Burada bugüne kadar söylediğimiz birçok şeyin aslında nasıl net olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Bu silah bırakma işi bir tiyatrodur demiştik. Ne silah bırakılma hadisesi ne de terör örgütünün kollarının silah bırakma çağrısına yönelik bir beyanı var. Öyle gözüküyor ki umut hakkı artık bir tarafa bırakılmış. Zira koordinatör statüsü verilmek istenen terör örgütü elebaşının mahkumiyetinin devam etmesi yönünde de bir ibare bulunmakta. İngiltere’nin IRA ile yaptığı
mücadeleler kıyaslanıyor. Arkadaşlar her problem kendi bölgesinde ve kendi tarihsel sürecinde münferittir. Zira bizim Irak ve Suriye’yle 1289 km sınırımız var. İngiltere ise bir ada ülkesi. Dolayısıyla bütün bunları daha doğru ve mantıklı bir çerçevede değerlendirmek gerekecek. Apo’nun söylediği her şeyin kabul göreceğinden bahsediliyordu. Bu varsayımın da gerçekleşmediğini gördük. Zira hem yapılan açıklamalar hem de Suriye’de, Irak’ta, İran’da bu bölgelerdeki terör örgütünün yan kollarının aynen faaliyetlerine devam ettiği bir başka gerçek olarak karşımıza çıkmakta” ifadelerini kullandı.
“Mızrak vatandaşın kesesini delmiş yüreğine saplanmıştır”
Ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, “Mehmet Şimşek’in ekonomi programı çökmüştür. Her sene ‘Enflasyon iki yıl sonra artık tek haneye inecek’ demekten onlar yorulmadı biz dinlemekten yorulduk. Yüzde 16 olan enflasyon hedefi yüzde 24 olarak revize edildi. Fakat yüzde 24’ün de piyasa algısı yüzde 30’un üzerinde olduğu yapılan çalışmalarda görülüyor. Bölgemizde yaşanan gerilimler bahane ediliyor. Ukrayna’nın ve Rusya’nın enflasyon rakamlarının savaşa rağmen bizden düşük olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu tabloyu bölgedeki gerilimlere bahane etmek inandırıcılığını kaybetmiştir. Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Halkımız AK Parti iktidarının beceriksizliğini tüm çıplaklığıyla görmektedir. Mızrak vatandaşın kesesini delmiş adeta yüreğine saplanmıştır” şeklinde konuştu.
“Dar gelirlinin dayanacak gücü kalmadı”
Açlık sırının 35 bin, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğuna işaret eden Kavuncu, “Dar gelirli nasıl dayanacak? Buradan iktidara çok net bir çağrı yapıyoruz. Nisan ayından geçerli olmak üzere dar gelirlilere ve memurlara yüzde 10’luk bir zammın yapılması gerekiyor. Zira ocaktan nisana kadar gelinen süreçte, ciddi bir şekilde alım gücü eriyen açlık sınırının altında kalan dar gelirlinin yaşayabilecek durumu kalmadı. Bir varsayım üzerine zam yapıyorsunuz. Bu varsayımlarınız hiçbir zaman tutmuyor. Yapmış olduğunuz zamlar belli bir süre sonra kuşa dönüyor. Dar gelirlinin alım gücünü perişan ediyor. Bunu görün ve Nisan ayından geçerli olmak üzere maaşlara yüzde 10 zam yapın. Aksi takdirde dar gelirlinin dayanacak gücü kalmadı” dedi.
“Yabancı yatırımcılara ‘ne olursan ol gel’ diyorlar”
TBMM’ye yabancı yatırımcıları ilgilendiren bir kanun teklifi geleceğine işaret eden Kavuncu, “Millet perişan ama iktidar dışarından yatırımcı çekme peşinde ve bunu da beceremiyorlar.
İktidar, içerden güven üretemeyince dışarıdan gelecek paranın ilgisine kendini mahkûm etmiş durumda. Bütün teşviklere rağmen Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırımlar yıl yıl düşmüş. 2023’te 10,6 milyar dolar. Bütün teşviklere rağmen 2024’te bu 11,3 milyar dolara 2025’te de 13,1 milyar dolara ancak çıkabilmiş. Halbuki bundan 20 yıl önce doğrudan yabancı yatırımlar yaklaşık 20 milyar dolar civarındaydı. Yani yatırımın milli gelir oran kuşa dönmüş. Öyle gözüküyor ki bu paketle beraber Türkiye’nin tekrar gri listeye girme ihtimali çok ama çok yüksek. Bu sıradan bir paket değil. Adeta ‘ne olursan ol gel’ diyorlar. Doğrudan imtiyazlar ayrıcalıklar veriyorlar. Adeta yatırımcıya yönelik özel bir hukuk yaratılıyor. İçerideki vatandaşına sürekli kemer sıktıran yerli ve milli hükümetimiz dışarıya her türlü ayrıcalığı veriyor” ifadesini kullandı.
Kavuncu şöyle devam etti:
“Bu tür imkanlar sunan ülkelere kim geliyor peki? Bacası tüten yatırımcı değil fırsatçılar geliyor ya da kara parasını aklamak isteyenler geliyor. O nedenle sürekli mafya ve çete liderleri ülkemizi ziyaret eder oldu. Daha dün Hollanda’nın en büyük uyuşturucu mafyasının kardeşi yakalandı. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan aranıyordu. Daha önce de yakalanmış ve uyuşturucudan elde ettiği paraları akladığı iddia edilmişti. Bu aklamayı yapmak için nereyi tercih etmiş? Türkiye’de yakalandı. Dolayısıyla amaç yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek, ülkedeki istihdamı arttırmak maksadıyla bu teşviklerin geldiği söyleniyor ama görünen hiç de öyle değil. Sadece sıcak paranın, fırsatçıların belki de parasını aklamak isteyenlerin önüne getirilmiş muazzam bir fırsat. Kimler faydalanacak? Nasıl faydalanacak? Ne için faydalanacak? Öyle kritik bir süreçten geçiyoruz ki; geçen haftaki grup toplantımızda Genel Başkanımız da bunun altını çizmişti. Geçmişte terör örgütü üyesi olmuş kişilerin de Türkiye’ye rahatlıkla gelmesi ve servetlerini getirilmesinin önü mü açılıyor? Bütün bunların hepsi soru işareti”
















