Kemal Okuyan: ABD’ye de karşıyız, mollalara da karşıyız

GÜNDEM

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD ve İsrail’in saldırısıyla başlayan ve üçüncü gününe giren İran Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran’a dönük saldırıların kapsamlı bir stratejik planlamanın parçası olduğunu ancak bunu yalnızca ABD’nin Çin’e dönük kuşatma girişimi  üzerinden okumanın yanlış olacağını söyleyen Okuyan “Konuyu hem ABD hem Çin hem de diğer ülkeler için karmaşık hale getiren, herkesin bir biçimde bir ötekine mahkum olduğu, karşılıklı bağımlılıkların güçlendiği tek bir uluslararası sistemden söz ediyor olmamız” dedi.

ABD-Çin değerlendirmesi: ‘Emperyalizmin doğasında kriz, savaş ve insanlığa karşı suç vardır’

Belli bir güce ulaşmış bütün kapitalist devletlerin eylemlerinde “yayılma, rakiplerini zayıflatma güdüsü, emekçi halkı baskılama ve ucuz işgücü arayışı, uluslararası sistemin normlarını belirlemede söz sahibi olma, öne çıkma” unsurlarının bulunduğunu belirten Okuyan, emperyalist saldırganlığın doğrultusuna ilişkin “ABD İran’a saldırırken, Çin’in çıkarlarına da saldırıyor. Buna katılırım. Fakat İran çatışmasını ABD-Çin çatışmasına indirgemek çok ama çok büyük bir yanlıştır. Aynısını Maduro’nun kaçırılması için de, Filistin’deki soykırım için de söyleyebiliriz. Emperyalizmin doğasında kriz, savaş ve insanlığa karşı suç vardır” ifadelerini kullandı.

‘ABD bir haydut devlet olmaktan ancak devrimle çıkar’

Konuya ilişkin soL Haber’in sorularını yanıtlayan TKP Genel Sekreteri Okuyan, Trump’ın ABD sistemi tarafından kuşatıldığı ve İran’a saldırmaya zorlandığı iddialarıyla ilgili soruya verdiği yanıtta Trump yönetiminde ABD’nin barışçıl olacağı iddialarının büyük bir yalan olduğunu kaydetti. Okuyan şunları söyledi: 

“Trump’ın iç dünyası, kişisel tercihleri beni ilgilendirmiyor. Ahlaksız, ahmak adamın teki. Ancak söz konusu kişi ABD’nin başına geldi, getirildi. Bu kısmı önemli. Trump’ın ABD’yi savaşlardan, işgallerden çekeceği iddiası büyük bir yalan ve demagojiydi. Adı üzerinde ‘MAGA’. ABD emperyalizmi savaşsız, katliamsız nasıl ‘büyük’ kalacak? Evet ABD içinde büyük bir kriz var, çatışma var. Ancak ABD emperyalizminin “barışçı” bir versiyonu olamaz. Bu dünyanın en büyük yalanıydı. Bu yalanın yayılması ABD ile uzlaşma arayışındaki başka ülkelerin de işine geldi. Ama sonuç ortada. ABD bir haydut devlet olmaktan ancak devrimle çıkar. Ha Trump’ın peşinden gidenlerde bir hayal kırıklığı olmuş mudur? Elbette. Zaten burjuva siyasetinin tarihi aynı zamanda toplumların hayal kırıklığına uğrama tarihi değil midir?”

‘BRICS emperyalist sisteme alternatif bir işbirliği örgütü değil’

Çin ve BRICS’in ABD saldırganlığına karşı koymadığına dönük eleştirilerle ilgili “Çin ya da başka bir ülkenin insanlığı yeni bir dünya savaşına sürükleyecek adımlar atması ise, bu gerçekten bir delilik halidir” diyen Okuyan ABD saldırganlığına karşı siyasi bir tutumun da geliştirilmediğini ve bu durumun dünya sisteminin içindeki karmaşık çıkar ilişkilerinden kaynaklandığını ifade etti. Kemal Okuyan değerlendirmesine şöyle devam etti: “BRICS emperyalist sisteme alternatif bir işbirliği örgütü değildir. Emperyalist sistem içinde bir gevşek ittifak sistemidir. Yoksul emekçilere alternatif bir dünya sunmamakta, bir paylaşım kavgasının içine yerleşmektedir. Sonuçta insanlığın kaderini tek tek ülkelerde emekçi kitlelerin ayağa kalkışı değiştirecektir. Şu ya da bu ülkenin uzun vadeli stratejik hesaplarına bağlı bir kurtuluş reçetesi olmaz. İran’ın sorunu, İran içinde bir devrimci seçeneğin belirginleşmemesi ve dünyada işçi sınıfı hareketinin genel geriye çekilişidir. Belirleyici olan budur. Bunun değişmesi için uğraşmak gerek.”

‘ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünenler fena halde yanılırlar’

“Hem ABD’ye hem de İran’a mesafeli” pozisyon alanların tavrına değinen Kemal Okuyan, “ABD ve İsrail şu anda yalnız rejime değil, İran halkına, İran halkının tercihlerine ve halkın uyanışına da saldırıyor. İran halkı, bu saldırıyı püskürtmeden kendi geleceğini kurmanın koşullarını yaratamaz. “ABD’ye de karşıyız, mollalara da karşıyız” devrimci bir tutum değildir, bir tutum bile değildir. Kimsenin İran halkından kendi egemen sömürücü sınıfını ve teokratik siyasal yapılanmayı desteklemesini, ona itaat etmesini talep etme hakkı yok. Ancak bağımsız bir tutum, bugünkü siyasal gelişmelerin kritik halkasını kavrayarak geliştirilebilir. Eğer İran’da bir devrimci sınıf hareketi gelişmiş olsaydı zaten ABD ve İsrail bu şekilde saldırmazdı, saldıramazdı” dedi.

İran’daki bir rejim değişikliğinin bölgei daha tehlikeli bir hale getireceğinin altını çizen Okuyan yapılacak hesap hatalarına karşı “ABD ve İsrail saldırısından yararlanarak ülkeye demokrasi ve özgürlük getirebileceğini düşünerek hesap yapanlar fena halde yanılırlar ve dikkat etmezlerse niyetlerinden bağımsız ‘hain durumuna düşerler. Zaten o yola girmedilerse…” uyarısında bulundu.

”İran füzeleri teneke’ edebiyatı bitti’

Saldırılar karşısında İran’ın izlediği stratejiyi de değerlendiren Okuyan, ABD üslerini meşru hedef olarak görme tercihinin askeri bir boyutu olduğuna işaret etti. “ABD savaş makinesi zarar görüyor. ‘İran füzeleri teneke’ edebiyatı bitti. Ancak asıl amaç bölgede ABD ve İsrail karşıtı bir toplumsal hareketliliğin ortaya çıkmasına yardımcı olmak, ABD ve İsrail ile işbirliğinin bir maliyeti olduğunu insanların görmesini sağlamak, ABD’nin bölgeye uzak müttefiklerinin de içindeki tartışmaları derinleştirmek. Çünkü ABD’den Fransa’ya, İngiltere’den Almanya’ya İran’a dönük bu saldırıya ilişkin çeşitli çekinceleri olan kesimler var” diyen Okuyan, İran’ın saldırganlık karşısında sınırlı seçenekler arasından birini uyguladığını dile getirerek “başka türlü nasıl yanıt verecek?” diye sordu.

‘İktidar ABD ile işbirliğine tam gaz devam ediyor iktidar, edecekler ne yazık ki…’

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Erdoğan’ın ABD ve İsrail saldırganlığını kınarken İran’ın yanıtlarının da kabul edilemez olduğunu belirtmesi hatrlatılarak iktidarın yaklaşımına ilşkin neler söylenebileceğine ilişkin soruya AKP’nin tepkisinin bir sıkışmanın yansıması olduğu yanıtını verdi.

Okuyan bu sıkışmayı şu sözlerle tarif etti: “İktidar yanı başımızdaki bu saldırganlığa çok geç tepki verdi. Bu ne kadar sıkıştıklarını gösteriyor. Bunu başka mecralarda da dillendirdim, ABD ve İsrail birlikte, Ramazan ayında İran’ı vuruyor, ülkenin en ağırlıklı ismini ve başka yetkilileri öldürüyor, bu arada çocukları katlediyor, AKP tam kadro 28 Şubat ile hesaplaşıyor! Nasıl bir sıkışma ile karşılaştıklarını gösteriyor bu şaşkınlık hali. 

İran’ın etkisinin zayıflatılması konusunda ABD ve İsrail’le birlikte hareket ettiler. Ama işlerin İran’a dönük açık bir saldırganlık boyutuna gelmesini istemezlerdi. Kolu kanadı kırık bir İran yetecekti. Ama işte emperyalizm böyle işlemiyor. Emperyalizm sınır tanımaz. Emperyalizm ancak durdurulur. Son tahlilde, ABD ile işbirliğine tam gaz devam ediyor iktidar, edecekler ne yazık ki. Ekonomi, Türkiye’deki sınıf egemenliği bunu gerektiriyor. Ayrıca o işbirliğinin kendilerini ABD’den de koruyacağını düşünen bir felsefe on yıllardır Türkiye’ye egemen.”

‘Asıl dezenformasyon, Türkiye’deki ABD askeri varlığını sembolik olarak göstermek olur’

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin Türkiye’nin hava sahasıyla ilgili açıklamasını eleştiren Okuyan, Türkiye’nin hava sahasını kullandırılmasına çok ihtiyaç olmadığını belirterek şöyle devam etti: “ABD ve İsrail şu anda Suriye hava sahasına tamamen hakim. Bölge ülkelerinin neredeyse tamamında üssü var. Ancak (Dezenformasyonla Mücadele Merkezi) DMM hazır açıklama yapıyorken, sözgelimi bölgenin en gelişmiş ‘dinleme’ merkezlerinden biri olan Kürecik Üssü’nün ABD’ye verdiği hizmetlerden de söz etsin.

‘Türkiye’de ABD üssü yok, hepsi bize ait’ demek hukuken bir zemine oturuyor olabilir. Ancak Türkiye’deki ABD askeri varlığını ‘sembolik’ olarak göstermeye kalkmanın hiçbir karşılığı yok. Asıl dezenformasyon bu olur” dedi..

‘Kuralsızlık dayatılırsa, milyarlar da sonunda kendi kurallarını koymaya yönelir’

Savaşın gidişatına dair öngörüleri sorulan Kemal Okuyan “Savaşın nereye evrileceğini kimse bilemez. Umuyoruz, ABD ve İsrail saldırganlığı ağır bir darbe alır. Ancak kesin olan şudur: Emperyalist sistem içindeki kriz, savaş, dağılma sarmalı, ancak ve ancak ülkelerin, özellikle gelişkin kapitalist ülkelerin iç dinamiklerinde yeni halk hareketlerinin olgunlaşmasıyla bir sonuca bağlanabilir ya da yıkıma doğru sürükleniş durdurulabilir” diyerek yaşanan kaosa kayıtsız kalınamayacağını, üzerinin ‘Dünya Kupası’ gibi organizasyonlarla örtülemeyeceğini ifade etti. 

ABD’nin gücünün sınırları olduğuna dikkat çeken TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan sözlerini, “Bu sınırlar yüzünden işi devlet başkanlarını kaçırmaya, öldürmeye vardırdı. Bunun maliyetleri olacaktır. Kuralsızlık milyarlarca insana dayatılırsa, o milyarlar da kuralsız davranmaya ve sonunda kendi kurallarını koymaya yönelirler. Netanyahu, Trump ve benzerleri ve onların arkasındaki sınıfsal güçler hiçbir biçimde yenilmez değildir” diyerek noktaladı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.