Bursa’nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren Sirena Marine firmasına ait ek tesislerin imar planlarının ardından, tesise verilen yapı ruhsatı ve iskân (yapı kullanma izin belgesi) da mahkeme tarafından iptal edildi.
Hukuk mücadelesini yürüten Av. Erol Çiçek, yerel yönetimleri mahkeme kararını uygulamaya ve tesisi derhal mühürleyerek yıkım sürecini başlatmaya çağırdı.
Daha önce Alinur Aktaş dönemindeki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi ve Orhangazi Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Nazım ve Uygulama İmar Planları, Bursa İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Planların iptalinin ardından Av. Erol Çiçek ve Sedat Ata, Orhangazi Belediyesi’ne başvurarak planı olmayan tesisin 04/08/2023 tarihli yapı ruhsatı ile 05/06/2024 tarihli yapı kullanma izin belgesinin de iptal edilmesini talep etti. Belediyenin bu talebi reddetmesi üzerine açılan davada, Bursa İdare Mahkemesi Sirena Marine ek tesisine ait ruhsat ve iskân belgelerini de hukuka aykırı bularak iptal etti.
“Kişiye Özel Plan ve Şaibeli Hibe” İddiası
Davacılar Av. Erol Çiçek, söz konusu imar planlarının baştan beri “kişiye özel” hazırlandığını savundu. Sürecin perde arkasına dikkat çeken ikili, planların onaylanmasının ardından Sirena Marine firması tarafından Orhangazi Belediyesi’ne 4 adet ticari araç ve 1 adet greyder bağışlandığını, bu hibelerin de 07.12.2023 tarihli meclis toplantısında kabul edildiğini hatırlatarak şu soruyu sordu:
“Olayın buraya gelmesinde acaba kabul edilen hibenin etkisi var mı? Biz o zaman ‘beleş peynir fare kapanında olur’ demiştik. Bünyelerinde onlarca hukukçu barındıran belediyeler, neden bu kadar hukuksuzluğa imza atıyor? Bunu da gazeteciler ve muhalefet ortaya çıkarsın.”
“Bunun Adı Açıkça Suçtur Dedik, Dinlemediler”
Söz konusu fabrikanın bitişiğindeki alanın “özel ürün arazisi (zeytinlik)” statüsünde olduğunu belirten Av. Çiçek, 2022 yılında yaptıkları uyarılarda, burayı sanayi alanına çevirmek için “evet” oyu verecek belediye başkanı ve meclis üyelerinin açıkça suç işlemiş olacağını belirttiklerini ifade etti. İkili, “Bizi hakkımızda suç duyurusunda bulunarak korkutmaya ve yıldırmaya çalışanlar, bakalım şimdi hukuka uyacaklar mı?” diyerek tepki gösterdi.
Şimdi Ne Olacak? Belediyeleri Devasa Bir Kamu Zararı Bekliyor
Mahkemenin kesinleşen iptal kararının ardından, İmar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince yerel yönetimlerin acilen şu adımları atması gerekiyor:
Mühürleme: Tesisin inşaat durumu tespit edilerek hukuka uygun olarak mühürlenmeli ve yapı tatil zaptı asılmalıdır.
Tapuya Şerh: Yapının imar mevzuatına aykırı olduğu bilgisi, en geç 7 gün içinde tapu dairesine bildirilerek kayıtlara işlenmelidir.
Yıkım ve Ruhsat İptali: 1 ay içinde yapı ruhsata uygun hale getirilemediği takdirde, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı (GSM) iptal edilmeli ve yapının yıkımı gerçekleştirilmelidir.
“Belediyelerin Yediği Haltın Parasını Halk Ödüyor”
Açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Danıştay içtihatlarına da atıfta bulunularak, usulsüz ruhsat veren belediyelerin ciddi bir tazminat ve kamu zararı ile karşı karşıya kalacağı belirtildi:
“Mahkeme kararının uygulanması için yıkılacak binaya yasal olmayan şekilde izin veren Orhangazi ve Bursa Büyükşehir belediyelerinin, binanın maliyetini firmaya ödeyip yıkım işini yapması gerekiyor. Yani yerel yönetimlerin yediği haltın parasını yine halk ödüyor.”
















