ŞAHİN’DEN İÇ GÜVENLİK PAKETİ AÇIKLAMASI

KATEGORİ: SİYASET/SÜRMANŞET


Huseyin Sahin Kursu (1)

İç Güvenlik Reform Paketi’yle ilgili açıklama yapan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, yapılacak düzenlemeyle vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alacağını söyledi. Şahin, pakete karşı çıkanların verdikleri beyanlarla halkı yanılttığını da söyledi.

Milletvekili Şahin, son zamanlarda bir takım marjinal grupların toplantı ve gösteri yürüyüşü adı altında düzenledikleri eylemlerin şiddetle sonuçlandığını söyledi. Şahin, eylemlerde vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin tehdit edildiğini, can ve mal güvenliklerinin tehlikeye atıldığını, devlete ve esnafa ait bina, araç ve mallara zarar verilip yakıldığını hatta bu eylemlerin kimi zaman yağma girişimlerine dönüştüğünü vurgulayıp, “Bu gibi gerekçelerle özgürlük-güvenlik dengesini bozmadan yeni tedbirler alınmasını zorunlu hale geldi. Suç işlenmesinin önlenmesi, vatandaşlarımızın kendilerini güvende hissetmelerinin sağlanması, vatandaşın canına, malına kast eden, esnafın ticaret ve alış veriş hakkını elinden alan saldırıların engellenmesi için, mevcut düzenlemelere ilave olarak önleyici tedbirlerin alınması gerekli hale gelmiştir” dedi.

1/995 Esas numaralı İç Güvenlik Reformu Kanun Tasarısı ile temel olarak beş kanunda ve toplam olarak yirmi bir kanunda değişiklik yapılacağını kaydeden Milletvekili Hüseyin Şahin yapılacak düzenlemelerle ilgili şu bilgileri verdi:

MOLOTOF SİLAH SAYILIYOR

Molotof, Ceza Kanunu’nda tanımlanan silah kapsamına girmekle birlikte,  ismen zikredilmemektedir. Yargıtay içtihadıyla Molotof kokteyli kullanılması suç sayılmaktadır.  Bu içtihatta, Molotof kullanılıp can ve mala zarar verildikten sonra silah gibi ceza verilmektedir. Bir kişinin, eline Molotof alarak etrafı yakıp yıkma teşebbüsünde bulunması halinde kolluğun bu saldırıyı önlemek için müdahale etme imkânı bulunmamaktadır. Böylece Molotof öldürücü etkisi olan bir silah gibi kullanılmaktadır.

Getirilen düzenlemeyle; halkın tek tek veya toplu halde bulunduğu alanlarda, Molotof, el yapımı patlayıcı, demir bilye ve sapan kullanmak suretiyle insanların hayatını tehlikeye atanlar ve malını yakıp yıkanlara karşı, polise  “saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde”  zor ve silah kullanma yetkisi verilmektedir.

1991 yılında İstanbul’da bir mağazaya atılan Molotof sonucunda 11 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 14 vatandaşımızın ciddi şekilde yaralandığı, keza İstanbul’da 2009 yılında bir belediye otobüsüne atılan Molotof’la Serap Eser kızımızın vefat ettiği bilinmektedir.

Son 6 yılda, Molotof’la yapılan 5.458 saldırı olayında; 3 polis ve 4 sivil vatandaş olmak üzere 7 insanımız şehit edilmiş, 406 polis, 1 asker ve 127 vatandaşımız yaralanmıştır.

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İrlanda gibi ülkelerde Molotof kullanılması, üretilmesi ve satılması suç sayılmaktadır.

BONZAİ EROİN SAYILIYOR

Bonzai gibi isimleri olan sentetik uyuşturucuları satanlar kanundaki boşluktan yararlanıp daha az ceza alıyorlar. Bonzai eroinle aynı kapsama alınarak bu uyuşturucuyu satanlar ve kullananlar aynı derecede ağır ceza alacaklar.

OKUL, YURT, İBADETHANE VE KIŞLA ETRAFINDA

UYUŞTURUCU KULLANANLARIN CEZALARI ARTACAK

Okul, yurt, ibadethane ve kışlaya 200 metre mesafe içinde uyuşturucu kullanımı ve satışına verilen cezalar artırılmaktadır. Böylece, bu maddeleri satanların, satıcı ve kullanıcı ayrımından yararlanarak, “sadece kullanıcıyız” diyerek daha az ceza almalarının önüne geçilmektedir.

2014 Aralık ayında Hükümetimiz tarafından faaliyete geçirilen Narkotimler’in de sürece katılması ile birlikte, ülke genelinde uyuşturucu ile mücadele kapasitemiz artmış olacaktır.

YALAN HABER:

“SİLAHA BİR SENE SAPANA İKİ SENE CEZA”

                Silah taşımaya 1 yıl ceza verilirken, sapan taşımaya 2 yıl ceza getirildiği iddiası tamamen gerçek dışıdır. Ateşli Silahlarla ilgili Kanunda; ateşli silahlar ve patlayıcı maddelerin ruhsatsız olarak bulundurulması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda ruhsatlı dahi olsa silah ile toplantı ve gösterilere katılmak ayrı bir suç oluşturmaktadır. Bir şahıs, ruhsatsız silahla toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılması halinde hem ruhsatsız silah bulundurmak ve hem de silahla toplantı ve yürüyüşe katılmaktan iki ayrı ceza görecektir.

                İddia edildiği gibi; toplantı ve gösteri yürüyüşleri dışındaki alanlarda sapan veya demir bilye bulunduran kişiye herhangi bir ceza verilmesi söz konu değildir.  Ancak bir şahıs, sapan ve demir bilye ile toplantı ve yürüyüşlere katılıyor ve ise işte bu suç olarak değerlendirilecektir. Bu malzemelerin silah gibi kullanıldığında öldürücü ve yaralayıcı etkisi bilinmektedir.

Yapılacak düzenlemeyle; toplantı ve gösteri yürüyüşlerine taş, sopa, demir bilye, havai fişek, yakıcı ve yaralayıcı maddelerle katılanlara verilecek cezalar artırılmaktadır. Bu sayede sapan ve demir bilyelerin silah gibi kullanılması önlenecektir.

YÜZÜNÜ BEZLE KAPATMA

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen örterek katılanlara verilen ceza tutuklanmalarını mümkün kılacak şekilde artırılmaktadır. Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü kapatanlara verilen cezalarda da artırıma gidilmektedir. Burada suç oluşması için esas olan, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanırken kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatmaktır. Yoksa vatandaşın günlük yaşamında inancına veya ihtiyacına binaen yüzünü kapatması hali bir suç oluşturmayacaktır.

ARAMA YETKİSİ

                Mevcut düzenlemede kolluk, durdurduğu araçların sadece dışarıdan bakıldığında görünen kısımlarında arama yapabilmektedir. Adli mercilerden karar alınmadan kişilerin üstü ve araçlarında arama yapılması mümkün değildir. Suç işlenmesinin önlenmesi, kaçan faillerin yakalanması, kişilerin hayatına, mal varlığına veya topluma yönelik tehlikenin önlenmesi amacıyla, durdurulan kişinin üstü, eşyası ve aracının aranılarak suçla etkin mücadele edilmesi, ayrıca vatandaşın uzun süre bekletilerek mağdur edilmemesi amacıyla kolluğa arama yetkisi verilmektedir. Kolluğa arama yetkisi verilirken kolluğun keyfi davranışlarını önlemek amacıyla arama yetkisi belirli şartlara bağlanmıştır.

Kolluğun arama yapabilmesi için;

Sadece mülki idare amiri tarafından önceden belirlenen sınırlı sayıdaki üst kolluk amirleri arama kararı vermeye yetkili olacaktır. Yani her kolluk amir ve memuru kendiliğinden arama yetkisine sahip değildir.

Verilecek arama kararı yazılı olmak zorundadır. Acele hallerde, verilen sözlü emir sonradan en kısa sürede yazılı hale getirilmek zorundadır.

Araç aramalarında kişinin hangi şüphe ve hangi gerekçelerle arandığının ve yapılan arama sonucunda suç unsuruna rastlanıp rastlanmadığının tutanağa bağlanması ve tutanağın bir suretinin vatandaşa verilmesi zorunludur.

Bu düzenleme uygulamada karşılaşılan sorunlardan doğmuştur. Örneğin; Bingöl’deki olayda arama kararı alınamadığı için menfur terör saldırısı meydana gelmiştir.

İDARİ DENETİM

Yeni yapılan düzenleme ile 2005 yılı öncesinde kolluğa verilen geniş arama yetkisine dönüş söz konusu değildir. Kolluk arama yetkisini kullanırken üstlerinin izni ve denetimine tabidir.

BU DÜZENLEMELER AB

MÜKTESEBATINA UYGUNDUR

Avusturya, İtalya, Almanya ve İngiltere gibi AB ülkelerinde her kolluk personeli, üstlerinden izin almadan, doğrudan kişinin üstü, eşyası ve aracında arama yapma yetkisine sahiptir. Ülkemizde, kolluğun keyfi davranışlarını önlemeye yönelik olarak, aramaya ilişkin tutanak düzenlenmesi ve ilgili kişiye verilmesi zorunluluğu da getirilerek Avrupa Birliği Ülkelerinden daha demokratik bir uygulama hayata geçirilmektedir.

GÖZALTINA ALMA YETKİSİ

Yapılan düzenlemeyle kolluğa, suçüstü haliyle sınırlı olmak kaydıyla, belirli suçlarda ve sadece mülki amirin belirlediği kolluk amirlerinin izniyle 24 saate kadar (şiddete dayalı toplu suçlarda 48 saate kadar) gözaltı yetkisi verilmektedir. Kolluk bu yetkisini, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imal ve ticareti, fuhuş, hırsızlık gibi suçların işlenmesi halinde ve suçüstü haliyle sınırlı olarak kullanabilecektir.

Avrupa Ülkelerinin çoğunda polisin gözaltı alma yetkisi vardır ve üstelik suçüstü şartı da yoktur.  Örneğin; kolluğun Fransa, İtalya, Danimarka ve Bulgaristan’da 24 saat; Almanya’da 36 saat; Avusturya, Belçika, Polonya, Estonya ve İrlanda’da 48 saat; İspanya ve Macaristan’da 72 saat doğrudan gözaltına alma yetkisi bulunmaktadır.

AVRUPA ÜLKELERİNDE GÖZALTINA ALMA SÜRESİ VE YETKİLİLERİ

ÜLKE                     YETKİLİ MAKAM                              GÖZALTI SÜRESİ

İNGİLTERE          Polis                                                     36 saat

ALMANYA          Polis                                                     24 saat (Muhafaza amaçlı) 48 saat (Adli amaçlı)

FRANSA               Polis (24 saat) Savcı (48 saat)      24-48

AVUSTURYA      Polis                                                     Azami 48 saat

İTALYA                  Polis(24 saat Savcı(96 saat)         24-96

İSPANYA             Polis                                                     3 gün

BELÇİKA               Polis                                                     48 saat

DANİMARKA     Polis                                                     24 saat-Azami 4 gün

POLONYA           Polis                                                     48 saat

BULGARİSTAN  Polis(24 saat)Savcı(72 saat)         24-72

MACARİSTAN   Polis                                                     72 saat

ESTONYA            Polis                                                     48 saat

İRLANDA             Polis                                                     48 saat

 

 

TÜRKİYE’DE GÖZALTINA ALMA YETKİLİLERİ VE SÜRESİ

MEVCUT DURUM

YETKİLİ

MAKAM              GÖZALTI SÜRESİ

Savcı                     Tek kişi için 24 saat

Toplu suçlarda azami 4 gün

YENİ DURUM

YETKİLİ MAKAM              GÖZALTI SÜRESİ

Polis                                     24 saat

Savcı                                    48 saat

Toplu suçlarda azami 4 gün

UZAKLAŞTIRMA YETKİSİ

Bir toplantıda, başkalarına zarar verecek kişiyi uzaklaştırma yetkisi verilmektedir. Kolluk güçlerinin müdahale ettiği ve henüz suçun oluşmadığı bir ortamda, kişileri koruma altına almak ve olay yerinden uzaklaştırmak suretiyle suçun oluşmasına ve vatandaşın mağduriyetine engel olunacaktır. AB ülkelerinde benzer düzenlemeler mevcuttur. İngiltere ‘Kamu Düzeni Kanunu’nda benzer bir hüküm bulunmaktadır.

ÖNLEME DİNLEMESİ

Önleme dinlemesinde süre artırımı yapılmamakta, durum Anayasa’ya uygun hale getirilmektedir. Önleme amaçlı dinlemeler, sıralı amirler ve Bakanlık Teftiş Kurulu’nca yılda en az bir kez denetlenecek, Denetlemeler Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından da yapılabilecek ve denetimlerin sonuçları bir rapor halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ‘Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’na sunulacaktır. Böylece, ilk defa hem idari denetim hem de parlamento denetimi getirilmektedir.

YERİNDE İFADE ALMA

“Hizmetin Yerinde İfası” kapsamında; işlenmiş olan suçun müşteki, mağdur veya tanıklarının ifadelerinin, talepleri halinde ifadelerinin ikamet veya işyerlerinde de alınmasına imkân sağlanmaktadır.  Böylece hizmet vatandaşın ayağına götürülmektedir. Bakanlığımızca yayımlanan genelge ile uygulamaya başlanan hizmet kapsamında, bugüne kadar 100 bine yakın vatandaşımız yerinde ifade ve seyyar karakol hizmetlerinden yararlanmıştır.

ifadeye konu olan olayların;

% 33 Hırsızlık

% 9 Mala zarar verme

% 9 Yaralama

% 4 Tehdit-hakaret

% 12 Trafik kazası

% 33 Diğer suçlar (İş kazası, yangın, yankesicilik, intihara teşebbüs vs.)

 

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA UYMAYANLARA HAPİS CEZASI

Sokağa çıkma yasağı ağır bir tedbirdir. Ancak mevcut durumda yaptırımı sadece idari para cezasıdır. Bu kararın etkinliğini sağlamak için polise gözaltı yetkisi veriliyor ve yasağı ihlal edenlere hapis cezası getiriliyor.

EYLEMLERDE VATANDAŞA VERİLEN ZARAR

EYLEMCİLERDEN TAZMİN EDİLİYOR

Toplumsal olaylarda, halkın, esnafın, kamunun mal, araç ve binalarına verilen zararların eylemcilerden tazmini getiriliyor. Buna ilişkin zamanaşımı süresi iki katına çıkarılıyor. Vali ve kaymakamlara, şiddet olaylarında kamu kuruluşlarına ait İTFAİYE ve iş makinelerini kullanma imkânı getiriliyor. Bu araçları vermeyen kamu görevlilerine cezai yaptırım getiriliyor ve meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmaları sağlanıyor.

VALİLERE SUÇLARIN AYDINLATILMASINI TAKİP YETKİSİ

                Valilere, suçluların yakalanması ve suçun aydınlatılması için ivedilik arz eden durumlarda kolluğa talimat verme yetkisi tanınmaktadır. Bu düzenleme ile valilerin cumhuriyet savcıları yerine geçtiği iddiası tamamen gerçek dışıdır. Zira valilerin bu yetkisi 2008 yılına kadar İl İdaresi Kanunu’nda mevcut idi. Yeni düzenleme ile burada emri alan kolluk, görevini yürürlükteki mevzuata göre, yani Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yerine getirecektir.

EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Emniyet Teşkilatında kıdeme dayalı bir terfi sisteminin benimsenmiş olması nedeniyle otomatik olarak yapılan terfiler neticesinde, üst düzey amirlerin sayısı artarken alt düzeydeki amirlerin sayısı vatandaşlarımıza layıkıyla hizmet etmek için yetersiz düzeye gerilemiştir.

Emniyet Teşkilatında görev yapan amirlerin mevcut durumu ve olması gereken sayılar aşağıdaki piramitte gösterilmiştir.

Burada dikkat ederseniz;

Birinci Sınıf Emniyet Müdürü sayısı 646 olması gerekirken 1.770 ( üç kat fazla),

Başkomiser sayısı 7.516 olması gerekirken 1.055 (ihtiyacın yedide biri),

Komiser sayısı 10.021 olması gerekirken 2.174 (ihtiyacın beşte biri),

Komiser Yardımcısı sayısı ise12.500 olması gerekirken 6.679 (ihtiyacın yarısı)

Bu mevcutlarla sahada hizmet verme imkânı yoktur. Getirilen sistemde her süresi gelen otomatik olarak terfi edemeyecek, ihtiyaca uygun kadro sayısı kadar terfi yapılacaktır.

POLİS KOLEJİ VE GÜVENLİK BİLİMLERİ FAKÜLTESİNİN KAPATILMASI

Polis amir ve memuru olarak seçilebilecek yeterli sayıda fakülte ve yüksekokul mezunu mevcut olduğundan ayrıca Polis Kolejine olan ihtiyaç ortadan kalkmıştır. 1988 yılından itibaren 6 Polis Koleji kapatılmıştır: Afyonkarahisar (1988),  Adana, İzmir, Kayseri (1992), İstanbul (1994), Bursa (2013). Ankara Polis Koleji de kapatılarak süreç tamamlanmış olacaktır. Polis amir ve memurlarına eğitim veren çok sayıdaki kurum kapatılarak amirler ve memurlar için Eğitim Merkezleri kurulmaktadır. Polis eğitim kurumlarına hem girişte, hem de mezuniyette sınav şartı getirilmektedir. Sadece girişte sınav yapılması yeterli olmamaktadır. Kaldı ki; 2010 yılından beri yapılan giriş sınavlarındaki usulsüzlük iddialarıyla ilgili adli soruşturmalar yürütülmektedir.

JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİĞİN

İÇİŞLERİNE BAĞLANMASI AB’YE UYUM

Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilat Kanunlarında, 1998 tarihinden bu yana AB uyum sürecinde tavsiye edilen ve 2014 Yılı AB İlerleme Raporu’nda da; “Özellikle, valilerin Jandarmanın kolluk faaliyetlerine ilişkin sivil gözetimi halen yetersizdir. Orduya, polis teşkilatına, jandarmaya ve istihbarat faaliyetlerine yönelik sivil denetimin iyileştirilmesi için reformlara ihtiyaç vardır.” ibareleriyle vurgulanan hususlara uygun düzenlemeler yapılmaktadır.

ARAŞTIRMA KOMİSYONU RAPORU

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 4 Siyasi Partinin ortak önergesiyle kurulan ‘Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun Sonuç Raporu’nda belirtilen; “Jandarmanın tüm yönleriyle İçişleri Bakanlığına bağlanmasına yönelik tavsiyelere” de uyulmuş olmaktadır.

Yapılan düzenlemelerle; jandarma personelinin atama, görevden uzaklaştırma, denetleme, izin ve değerlendirme yetkileri sivil idarenin onayına bağlanmaktadır.

Denizlerimizde güvenliği sağlayan ve her türlü kaçakçılıkla mücadele den Sahil Güvenlik Komutanlığı için de aynı düzenlemeler getirilmektedir. Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin kıyafetinin Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken düzenlenmesi öngörülmektedir.

Siyaset tartışır, karar alır, kurumlar bu kararı uygular. Bir devlet kurumunu siyaset yönetemiyorsa, o kurum siyasete girip karar vermeye, milleti yönetmeye kalkar. Bir kurumu siyaset yönetiyorsa o kurum siyasallaşmaz ve siyasete hesap verir.

NÜFUS HİZMETLERİ VE BÜROKRASİNİN AZALTILMASI

Doğum, Evlenme, Ölüm olaylarında nüfus idaresine gitmeden elektronik ortamda tescil,

Yazım hatası olan, genel ahlaka aykırı ad ve soyadlarının mahkeme kararı olmadan, ilgilinin talebine istinaden il ve ilçelerdeki komisyonların kararıyla değiştirilmesi,

Nüfus Kayıtlarının Değiştirilmesi kolaylığı (göçmen olarak Türk vatandaşı olanlar),

Adres Değişikliğini nüfus idaresine gitmeden bildirme (abonelik işlemi sırasında),

Kimlik Kartı kişi yerine yakınları tarafından alınabilmesi,

Nüfus ve ikametgâh kayıtlarının e-devlet kapısı üzerinden alınabilmesi,

Pasaport ve Sürücü Belgelerinin Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünce verilmesi,

Saklı (18 yaşını bitirmiş) Nüfus için tescil kolaylığı (tıbbi raporla),

Kimlik Kartı kaybı ve doğum olayının geç bildirimi nedeniyle uygulanan para cezalarının kaldırılması,

Adres değişikliği para cezalarında indirim,

Büyükşehir Yasası ile mahalleye dönüştürülen köylerin muhtarlarına evlendirme yetkisi verilmesi, gibi vatandaşın günlük hayatını kolaylaştırıcı ve bürokrasiyi azaltan düzenlemeler getirilmektedir,

Sonuç olarak; paket kapsamında yapılan reformlarla;

Halkın can ve mal güvenliğinin temini ve özgürlüklerin her türlü müdahale ve şiddete karşı korunması ve bu özgürlüklerin rahat bir ortamda kullanılmasının garanti altına alınması sağlanacak. Emniyet Teşkilatı’ndaki personel kadro yapısının görev ve hizmet ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi suretiyle güvenlik hizmetleri etkin ve süratli olarak yerine getirilecek. Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatları hem idari işleyiş bakımından hem de toplumsal görünürlük bakımından sivil demokratik hayatın daha yakın unsuru haline gelecek. Vatandaşlarımızın günlük hayatı kolaylaşacak, kamu hizmetlerinin vatandaşın taleplerine uygun olarak verilmesi mümkün hale gelecek, vatandaşına güven duyan bir devlet anlayışının yerleşmesi sağlanacaktır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*