‘Sahte refah suni solunumla ayakta’

GÜNDEM

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinde artan kamu borcu, dövizle borçlanma ve faiz yüküne dikkat çekti. Karabat, iktidarın yarattığı “sahte refahın” ağır bir borçlanma sarmalıyla finanse edildiğini belirterek, bunun kamu maliyesini kırılgan hale getirdiğini vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisi, merkezi yönetim borç stoku ve başkanlık sistemi sonrası borç artışına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Karabat, borçlanmanın artık geçici bir araç değil, kalıcı bir yönetim biçimine dönüştüğünü ifade etti.

Borç Patlaması: Merkezi Yönetim Borcu 13,7 Trilyon TL’ye Dayandı

Karabat’ın paylaştığı verilere göre, merkezi yönetim borç stoku 2025 yılı sonunda faiz hariç 13,7 trilyon TL seviyesine ulaştı. Sadece bir yıl içinde yaşanan 4,4 trilyon TL’lik artışın, kamu maliyesinde açık bir borç patlaması anlamına geldiğini belirten Karabat, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını söyledi.

“Başkanlık Sistemiyle Borç 7 Yılda 14 Kat Arttı”

2018 yılında başkanlık sistemine geçildiğinde borç stokunun yaklaşık 1 trilyon TL olduğunu hatırlatan Karabat, yedi yılda borcun yaklaşık 14 katına çıktığını vurguladı. Borcun her 18 ayda bir ikiye katlandığını belirten Karabat, bu hızın ekonomi yönetimi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.

“Sorun Borcun Oranı Değil, Borcun Yapısı”

AKP’nin sık sık borcun milli gelire oranını öne çıkararak tabloyu hafifletmeye çalıştığını dile getiren Karabat, asıl sorunun borcun yapısında olduğunu söyledi. Devletin kendi parasıyla değil, döviz ve altın cinsinden borçlandığını belirten Karabat, bunun kur riski ve faiz riskini kalıcı hale getirdiğini kaydetti.

Döviz ve Altın Borçlanması Derinleşiyor

Karabat, iç borç stokunun dahi dolarizasyon sarmalına girdiğini ifade ederek, dövizli borcun toplam Hazine borcu içindeki payının 2010’lu yıllarda yüzde 25 seviyelerindeyken 2021’de yüzde 65’i aştığını, bugün ise yüzde 55 civarında seyrettiğini aktardı. Oranlarda sınırlı bir düşüş olsa da borç miktarının azalmadığını vurgulayan Karabat, 2025 yılında içeriden döviz ve altınla borçlanmanın 44 milyar doları aştığını söyledi.

Kur ve Faiz Yükü Kamu Maliyesini Zorluyor

2025’te Hazine kasasına giren net nakdin 2,5 trilyon TL olmasına rağmen borç stokunun 4,4 trilyon TL artmasının, kur ve faiz yükünden kaynaklandığını belirten Karabat, bu durumun kamu maliyesindeki kırılganlığı açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

“Sahte Refah Suni Solunumla Ayakta”

Borçlanmanın yatırıma, üretime ve istihdama dönüşmediğini vurgulayan Karabat, tüketimle desteklenen bu modelin geçici bir canlılık yarattığını ancak derin bir ekonomik kriz riskini de beraberinde getirdiğini söyledi.

Ekonominin tasarruf, verimlilik, üretim ve gelir adaleti yerine borçla ayakta tutulduğunu ifade eden Karabat, şu sözlerle uyardı:

“Bu canlılık gerçek değil, suni solunumdur. Yapılan şey, gelecek nesilleri döviz borcuna ipotek etmektir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.