CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında tavuk eti ihracatına getirilen yasakların sektörü krize sürüklediğini belirterek, alınan kararın yıllar içinde elde edilen kazanımları riske attığını söyledi.
Türkiye’nin tavuk eti üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Sarıbal, beyaz etin ekonomik fiyatı, erişilebilirliği ve sağlıklı bir protein kaynağı olması nedeniyle halkın sofrasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Yıllık üretimin yaklaşık 2,8 milyon ton seviyesinde olduğunu belirten Sarıbal, Türkiye’nin başta Arap ülkeleri ve Dubai olmak üzere yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan güçlü bir tedarikçi konumunda bulunduğunu kaydetti.
“Fiyat talebine yasakla karşılık verildi”
Son bir yılda yem, enerji ve diğer girdi maliyetlerinde hızlı artış yaşandığını ifade eden Sarıbal, üreticilerin 1 Ocak 2025 ve 1 Ocak 2026 süreçlerinde yüzde 15’lik fiyat güncellemesi talep ettiğini söyledi.
Ticaret Bakanlığı’nın ise bu talebe ihracat yasağıyla karşılık verdiğini belirten Sarıbal, fahiş fiyatları önleme gerekçesiyle alınan kararın sorunu çözmek yerine krizi derinleştirdiğini savundu.
“Bir gecede pazar kaybı yaşandı”
İhracat yasağıyla birlikte küresel pazarlarda yıllar içinde kazanılan payın rakip ülkelere kaptırıldığını ifade eden Sarıbal, imzalanmış sözleşmelerin ve teslim taahhütlerinin yok sayıldığını dile getirdi.
Ani yasak kararının firmaları ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya bıraktığını belirten Sarıbal, sektörün büyük bir belirsizlik içine sürüklendiğini söyledi.
Üretim ve ihracat rakamlarını paylaştı
TÜİK’in 2025 yılına ilişkin 11 aylık verilerini paylaşan Sarıbal, planlı üretim ve ihracat politikasının önemine dikkat çekti.
Sarıbal’ın aktardığı verilere göre: 2024 yılında tavuk eti üretimi 2 milyon 512 bin ton oldu.
-
2025 yılında üretim yüzde 11,6 artışla yaklaşık 2 milyon 800 bin tona yükseldi.
-
Aynı dönemde ihracat miktarı yüzde 21,2 artarak 452 bin tondan 548 bin tona çıktı.
-
İhracat geliri ise 739 milyon dolardan 763 milyon dolara ulaştı.
“Yasak değil, kamucu akıl”
Tarım politikasının üreticiyi, ihracatçıyı ve halkın sofrasını birlikte koruma meselesi olduğunu vurgulayan Sarıbal, şu değerlendirmede bulundu:
“Tarım politikası; üreticiyi, ihracatçıyı ve halkın sofrasını birlikte koruma meselesidir. Yasaklarla değil, kamucu akılla yönetilen bir tarım politikası hem mümkündür hem de zorunludur.”
















