Saadet Partisi Bursa İl Kadın Kolları, toplumsal ve siyasal çürüme karşısında ahlak, adalet ve maneviyatın önemine dikkat çekti. Bursa İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Betül Arakız, sorunların kalıcı hâle gelmesinin sebebini, bireyden topluma, siyasetten kurumlara kadar uzanan derin bir çürüme süreci olarak açıkladı.
Çürüme Süreci Yapısal ve Derindir
Arakız, açıklamasında şunları vurguladı:
-
“Türkiye bugün ekonomi, güvenlik ve siyaset başta olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya. Ancak bu sorunların kalıcı hâle gelmesinin temel nedeni, insanın, toplumun, siyasetin ve kurumların birlikte aşındığı derin bir çürüme sürecidir.”
-
Bu sürecin geçici bir kriz olmadığını, zamanla birikmiş ve hayatın her alanına yayılan yapısal bir çözülme olduğunu belirtti.
Bireyden Topluma Yansıyan Çözülme
-
Arakız’a göre çürüme bireyin içinde başlıyor: İnsan hayatı bir anlamla ilişkilendirilmediğinde sorumluluk duygusu zayıflıyor.
-
Günümüzde “Doğru mu?” sorusunun geri planda kaldığını, “Bana ne kazandırır?” anlayışının öne çıktığını söyledi.
-
Bu anlayış iş hayatında hakkın yenmesini, kamuda torpilin normalleşmesini ve günlük yaşamda yalanın sıradanlaşmasını beraberinde getiriyor.
Aile ve Toplumsal Bağlar Etkileniyor
-
Bireysel düzeyde başlayan çözülmenin toplumsal bağları zayıflattığını ifade eden Arakız, bunun en açık örneğinin ailede görüldüğünü söyledi.
-
“Aile, değerlerin öğrenildiği ilk yerdir. Ancak bugün aile ekonomik baskılar, iletişimsizlik ve güvensizlik altında ayakta kalmaya çalışıyor.”
-
Hükümetin 2025’i “Aile Yılı” ilan etmesine rağmen, ekonomik ve sosyal haklar bakımından ailelerin büyük kayıplar yaşadığını belirtti.
Saadet Partisi Çağrısı
Arakız, toplumsal çözülmeyi önlemenin yolunun ahlak, adalet ve maneviyatı güçlendirmekten geçtiğini vurguladı:
-
Birey ve aileyi merkeze alan politikalar geliştirilmelidir.
-
Toplumsal değerler korunmalı, ekonomik ve sosyal destekler artırılmalıdır.
-
Çürümeyi önleyecek uzun vadeli reformlar hayata geçirilmelidir.
















