The Globby’nin Uluslararası Ticaret Merkezi verilerine dayalı 9 yıllık analiz, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne ihracatını 77,5 milyar dolardan 133,6 milyar dolara yükseltmesine rağmen, dört büyük tedarikçi arasındaki pazar payının yüzde 9,1’de sabit kaldığını ortaya koydu. Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, analiz sonuçlarını değerlendirdi.
Türkiye AB’ye İhracatta Güçlü Ama Elektrikli Araçta Geride
2016-2024 dönemini kapsayan çalışmada AB’nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü 97 ürün grubu bazındaki ticaret incelendi. Yaşbala, “AB’nin toplam ithalatı 1,5 trilyon dolara ulaştı. Pazar büyüyor ama dilimler eşit büyümüyor” dedi.
Analizin en dikkat çekici bulgusu otomotiv sektöründe yaşandı. 2016’da Türkiye, AB’ye en fazla otomotiv ihracatı yapan dört ülkeden biriydi. Ancak Çin’in elektrikli araç üretimindeki hızlı atılımı, liderliği Çin’e kaptırttı. Türkiye hâlâ 29 milyar dolarlık ihracatla güçlü performans sergilese de Yaşbala, “Elektrikli araç dönüşümü artık tercih değil zorunluluk” uyarısında bulundu.
Yeni Fırsatlar ve Genişleyen İhracat Portföyü
Yaşbala, verilerin umut verici alanlara da işaret ettiğini belirterek, raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağ ihracatında yüksek büyüme yakalandığını ifade etti. Türkiye’nin ihracat yapısının, geleneksel tekstil ve otomotiv ekseninden çıkarak daha geniş bir portföye evrildiğini vurguladı.
AB’nin tedarik zincirlerini yakınlaştırma stratejisi, Türkiye’nin coğrafi avantajını güçlendirdi. Hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretim, Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar yaratıyor.
Karbon Düzenlemesi ve Rekabet Tehditleri
Yaşbala, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamasının Türk ihracatçılar için en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi sektörlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, “Karbon ayak izi raporlaması artık pazar erişiminde zorunlu” uyarısında bulundu.
Hindistan’ın elektrik-elektronik ve kimya sektörlerinde hızlı yükselişi de dikkat çekiyor. Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar alma, elektrikli araç ekosistemini hızlandırma ve yeşil dönüşüme hazırlık konularında geç kalmamaları gerektiğini vurguladı.
















