Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti” basın toplantısında hem iç politika hem de dış gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomiden güvenliğe, dış politikadan savunma sanayine kadar birçok başlıkta hükümeti eleştiren Özdağ, Türkiye’nin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Çanakkale ruhu milli kimliğin temelidir”
18 Mart’ın önemine vurgu yaparak konuşmasına başlayan Özdağ, Çanakkale Deniz Zaferi’nin Türk milletinin yeniden dirilişinin simgesi olduğunu belirtti.
Özdağ, “Çanakkale, milli devletin ve Cumhuriyet’in duygusal temellerinin atıldığı yerdir” dedi. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitleri andı.
“Ramazan artık bereket değil, yokluk ayı”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, artan hayat pahalılığına dikkat çekerek emeklilerin, işçilerin ve dar gelirli vatandaşların büyük bir geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti.
“Ramazan eskiden bereket getirirdi, bugün yokluk ve açlık sınavına dönüştü” diyen Özdağ, düşük maaşlar ve yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle toplumun geniş kesimlerinin zor durumda olduğunu söyledi. Mevcut tablonun sorumlusu olarak hükümeti işaret eden Özdağ, seçmenin sandıkta tepki göstereceğini savundu.
Orta Doğu’daki savaş uyarısı
ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalara da değinen Özdağ, savaşın bölgesel sınırları aşarak küresel ekonomik etkiler doğurduğunu belirtti.
Özdağ, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin petrol fiyatlarını yükselttiğini ve bunun Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini söyledi.
İran’ın batısındaki gelişmelere dikkat çeken Özdağ, bölgede etnik gerilimlerin artırılmaya çalışıldığını ve Türk nüfusun güvenliğinin risk altında olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye hava savunmasında yetersiz”
Türkiye’nin savunma kapasitesine yönelik eleştirilerde bulunan Özdağ, son gelişmelerde hava sahasına yönelen tehditlerin NATO sistemleri tarafından bertaraf edildiğini belirterek, “Bu durum Türkiye’nin savunma eksikliğini ortaya koymaktadır” dedi.
Özdağ, yerli hava savunma sistemlerinin ve füze teknolojilerinin yeterli seviyede olmadığını savunarak, savunma sanayinde daha hızlı ve kapsamlı adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
KKTC ve Doğu Akdeniz çıkışı
Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Özdağ, ABD’nin yayınladığı NOTAM ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hava sahasının yok sayıldığını iddia etti. Bu durumu “egemenlik ihlali” olarak nitelendiren Özdağ, Türkiye’nin daha güçlü bir tepki vermesi gerektiğini söyledi.
“Parlamenter sistem milli güvenlik meselesidir”
Konuşmasında yönetim sistemine de değinen Özdağ, Türkiye’nin yeniden parlamenter sisteme dönmesi gerektiğini savundu. Parlamenter demokrasinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti.
NATO değerlendirmesi: İçinde kalmak şu an gerekli
NATO ile ilgili soruya yanıt veren Özdağ, NATO’nun sarsılan bir yapı olduğunu ancak Türkiye açısından hâlâ önemli olduğunu belirtti.
Özdağ, “Türkiye kendi savunma kapasitesini tam anlamıyla oluşturana kadar NATO içinde kalmak gereklidir” dedi.
“İttifak için erken, sahadayız”
Siyasi ittifaklara ilişkin soruya da yanıt veren Özdağ, şu aşamada önceliklerinin sahada olmak ve seçmene ulaşmak olduğunu belirtti. İlerleyen süreçte ittifakların gündeme gelebileceğini ifade etti.
















