Türkiye’de “sessiz boşanmalar” dönemi

YAŞAM

Türkiye’de boşanma oranları artarken, evliliklerini sürdüren çiftler arasında da ciddi bir mutsuzluk tablosu olduğu öne sürülüyor. TÜİK verilerine göre ülkede boşanmış kişi sayısı 3,5 milyona ulaşırken, yetişkin nüfus içinde boşanmış bireylerin oranı yüzde 5,20 seviyesinde bulunuyor. Uzmanlara göre resmi boşanmaların yanı sıra “sessiz boşanma” olarak tanımlanan duygusal kopuşların sayısı da dikkat çekici düzeyde.

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, evli çiftlerin yalnızca yaklaşık yüzde 5’inin gerçek anlamda mutlu olduğunu belirterek, birçok çiftin aynı çatı altında yaşamaya devam etmesine rağmen duygusal olarak birbirinden uzaklaştığını ifade etti. Abudaram, evliliğe karar verme süreçlerinde duygusal farkındalık eksikliği ve dışsal faktörlerin etkili olmasının boşanma riskini artırdığını vurguladı.

“Mutsuzluk sürüyor, boşanma gerçekleşmiyor”

Uzmanlara göre mutsuz evliliklerin sürdürülmesinin arkasında çeşitli nedenler bulunuyor. Bunların başında kurulu düzenin bozulmasına yönelik kaygılar geliyor. Mevcut yaşam düzenini değiştirme korkusu, bireylerin mutsuzluğa rağmen evliliği sürdürmesine neden olabiliyor.

Ekonomik gerekçeler de önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Ortak bütçe düzeninin sona ermesiyle ortaya çıkacak mali yük, tarafların boşanma kararını ertelemesine yol açabiliyor. Bunun yanı sıra çocukların psikolojik etkilenmesine yönelik endişeler ve ebeveynlik sorumluluğu da çiftleri kararsızlık sürecinde tutuyor.

İlk beş yıl kritik

TÜİK verilerine göre boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşiyor. Uzmanlar, bu dönemde çiftlerin yeni roller ve sorumluluklarla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Geniş aile müdahaleleri, kimlik değişimleri ve çiftlerin “biz” olma sürecini tamamlayamaması evlilikte kırılganlık yaratabiliyor.

Henüz ilişki temeli güçlenmeden çocuk sahibi olunmasının da evlilik üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, ilk yıllarda sağlıklı sınırlar oluşturmanın ve iletişim kanallarını açık tutmanın önemine dikkat çekiyor.

Uzun evliliklerde “tükenen tahammül”

Türkiye’de boşanmayla sonuçlanan evliliklerin ortalama süresinin 12 yıl olması, sorunların zaman içinde birikerek derinleştiğini gösteriyor. Uzmanlara göre uzun süreli evliliklerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, taraflardan birinin sürekli uyum sağlayarak kendi ihtiyaçlarını geri plana atması.

Çocukların büyüme sürecinde ebeveyn rollerinin ön plana çıkması, eşler arasındaki duygusal bağın zayıflamasına neden olabiliyor. Ayrıca bireylerin kişisel gelişim süreçlerinin farklı hızlarda ilerlemesi, ortak hedeflerin kaybolmasına yol açabiliyor.

Uzmanlar, evliliklerde sağlıklı iletişim, karşılıklı duygusal yatırım ve bireysel gelişimin desteklenmesinin, “sessiz boşanma” sürecinin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynadığını ifade ediyor.

Etiketler: Sol Manşet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.