‘Türkiye’nin acil bir özgürleştirme hamlesine ihtiyacı var’

GÜNDEM

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul Suriçi Dostluk Grubu toplantısında yaptığı konuşmada küresel gelişmeleri ve Türkiye’nin mevcut durumunu değerlendirdi. Dünyada artan savaşlar, derinleşen ekonomik krizler ve işlevsizleşen uluslararası mekanizmalar karşısında Türkiye’nin ciddi bir yön arayışı içinde olduğunu belirten Arıkan, “Türkiye’nin acil bir özgürleştirme hamlesine ihtiyacı var” dedi.

“Dünya Yeni Bir Dizayn Sürecinden Geçiyor”

  1. yüzyılda yaşanan iki dünya savaşının küresel sistemi kökten değiştirdiğini ifade eden Arıkan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan yapının kalıcı barış üretmekte yetersiz kaldığını söyledi. İsrail’in kurulmasıyla birlikte Orta Doğu’nun kalıcı bir istikrarsızlık hattına dönüştüğünü savunan Arıkan, çatışmaların özellikle Müslüman coğrafyada yoğunlaştığını belirtti.

İkiz Kuleler saldırısı sonrası bölgenin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığını dile getiren Arıkan; Afganistan işgali, Arap Baharı süreci ve Suriye iç savaşını bu planın parçaları olarak değerlendirdi. “Savaşları kim çıkarıyor, silahların parasını kim ödüyor, tetiği kim çekiyor? Bu üç soruya dürüst cevap verdiğimizde dünya siyasetinin hangi merkezlerden yönlendirildiğini daha net görürüz” ifadelerini kullandı.

“Devlet Kavramının İçi Boşalıyor”

Küresel krizlerin ekonomik boyutuna da değinen Arıkan, ülkelerin ağır borç yükü altında olduğunu ve uluslararası kuruluşların karar alabilen ancak uygulama iradesi gösteremeyen yapılara dönüştüğünü söyledi. Büyük devletlerin uluslararası anlaşmalardan geri çekilmesinin sistemin kırılganlığını gösterdiğini ifade etti.

Türkiye’de ise devlet kavramının toplum nezdinde anlam kaybına uğradığını savunan Arıkan; Kürt meselesi, Alevi meselesi ve terör sorununun hâlâ çözülemediğini belirtti. Hukukun evrensel ilkelerinin zedelendiğini, eğitim ve sağlık alanında sorunların sürdüğünü ve gençlerin gelecek kaygısının arttığını dile getirdi.

“Adaleti Özgürleştirmek Mecburiyetindeyiz”

Mevcut sorunların önemli kısmının yönetim anlayışından kaynaklandığını belirten Arıkan, siyasetin yalnızca tabloyu tespit etmek değil çözüm üretmek zorunda olduğunu söyledi.

Türkiye’nin özgürleştirilmesi gereken ilk alanın adalet olduğunu vurgulayan Arıkan, yargı bağımsızlığına ilişkin eleştirilerde bulundu. “Hakimlerimizin yalnızca dosyalarına, anayasal hükümlere ve vicdanlarına göre karar verebildiği bir sistem kurmak zorundayız. Savcılarımızın delillerle özgürce hareket edebildiği bir düzen inşa etmek mecburiyetindeyiz” dedi.

Toplumda adalet mekanizmasının farklı kesimlere göre farklı işlediği algısının güveni sarstığını ifade eden Arıkan, “Bizim iktidarımızda yargı özgür olacak” açıklamasında bulundu.

“Sorun Kaynak Yokluğu Değil, Paylaşım Adaletsizliği”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, asgari ücret ve emekli maaşlarının insanca yaşamaya yetmediğini söyledi. Bütçe önceliklerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, faiz ödemeleri ile sosyal harcamalar arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu ifade etti.

“Türkiye’de problem kaynak eksikliği değil; mevcut kaynağın adil paylaşılmamasıdır” diyen Arıkan, gelir dağılımındaki bozulmanın toplumsal huzuru zedelediğini belirtti.

“Yatırıma Karşı Değiliz, Yolsuzluğa Karşıyız”

Savunma sanayii ve altyapı yatırımlarına karşı olmadıklarını ifade eden Arıkan, ancak bu süreçlerde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin esas alınması gerektiğini söyledi. “Hem savunma hem kalkınma mümkündür. Hem demokrasi hem adalet mümkündür. Türkiye’nin bu dengeyi kurabilecek gücü vardır” dedi.

“Yeni Nesil Bir Siyaset Anlayışı Şart”

Türkiye’nin yeni bir siyaset diline ihtiyaç duyduğunu dile getiren Arıkan, geçmişte ideolojiler üzerinden yürüyen tartışmaların bugün dil ve ahlak üzerinden yapıldığını söyledi. Sert üslubun normalleşmesinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini belirtti.

Saadet Partisi olarak öngörülebilir, hukuka dayalı ve adil bir Türkiye hedeflediklerini ifade eden Arıkan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye’nin özgürleşmesi; adaletin, inancın, insanın ve ekmeğin özgürleşmesiyle mümkündür.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.