Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, taban maaş hakkı ve güvenceli çalışma talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası önünde açlık grevi başlatan öğretmenleri ziyaret ederek destek ziyaretinde bulundu. Kendisi de bir öğretim üyesi olan Özdağ, eğitim sistemindeki yozlaşmaya ve öğretmenlerin maruz kaldığı ekonomik baskılara sert tepki gösterdi.
“Eğitimsizliğin ve Cehaletin Övüldüğü Bir Dönemden Geçiyoruz”
Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Ümit Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
Meslektaşlarının mücadelesiyle dayanışma içinde olduğunu belirten Özdağ, mevcut iklimde bilginin ve liyakatin değersizleştirildiğini vurguladı:
“Ben meslek olarak onlara çok yakınım, çünkü ben de öğretmenim. Yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptım. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki eğitimin değil eğitimsizliğin, seçkinliğin değil vasatlığın, bilginin değil cehaletin ön plana çıkartıldığı, övüldüğü ve desteklendiği bir dönem bu. Hiç utanmadan ‘cahilleri sevdiğini’ söyleyen bir öğretim üyesinin ödüllendirilerek terfi ettirildiğini hepiniz hatırlayacaksınız.
Böyle bir zihniyet hâkim olunca eğitimin çökmesi, öğretmenlerin ekonomik olarak baskı altına alınması ve atanamaması günlük yaşamın ne yazık ki bir parçası oluyor. Oysa bu cumhuriyet bilgi zemininde ve öğretmenlerin omuzunda yükseldi. 21. yüzyılda da yükseliş ancak eğitimle gerçekleşebilir.”
“Öğretmenler Arasındaki Kademelendirmeler Anlamsız”
Eğitimdeki yapısal sorunların ve atama krizinin altını çizen Zafer Partisi Lideri, öğretmenler arasında yaratılan hiyerarşik ayrımları da eleştirdi:
“Üniversitelerden on binlerce genç öğretmen adayı mezun oluyor ancak atanamıyor. Atananlar ise aldıkları maaşla hayata zor tutunuyorlar. “Öğretmenler arasında anlamsız ve haklı olarak tepki gösterdikleri değişik kademelendirmeler yapılıyor. Bu durum gereksiz ve anlamsız mali ayrıcalıklar yaratıyor.”
Özdağ, bu sorunların kökten çözülebilmesi için bilim ve bilgi düşmanı olan mevcut sistemin tamamen değişmesi gerektiğini, parça parça çözümlerle netice alınamayacağını ifade etti.
“Öğretmenler Polisin de Öğretmeni”
Demokratik haklarını arayan öğretmenlerin emniyet güçleriyle karşı karşıya getirilmesini “inanılır gibi değil” sözleriyle nitelendiren Özdağ, hükümete Napolyon’un ünlü bir sözüyle ihtarda bulundu:
“Burada en demokratik hakkını kullanan, barış içerisinde tepkisini ortaya koyan genç arkadaşlarımız polisle karşı karşıya getirilmek durumunda kalıyor. Öğretmenler, polisin de öğretmeni; onları da öğretmenler yetiştiriyor. Bu ülkeyi yönetenler bir şeyi unutmasınlar. Napolyon’un bir sözü var: ‘Süngüyle her şeyi yapabilirsiniz ama üzerinde oturamazsınız.’“
















