‘Türkiye demokrasi ve basın açısından en karanlık dönemini yaşıyor’

GÜNDEM

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Antalya’da düzenlenen “CHP İletişim Batı Akdeniz Yerel Buluşması”nda yaptığı konuşmada, basın üzerindeki baskılara dikkat çekerek, demokrasi ve basın özgürlüğünün doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

CHP’nin yerel medyayı güçlendirmek ve yerel-ulusal basın arasında kalıcı bir iletişim hattı oluşturmak amacıyla başlattığı **“Bölgesel Yerel Medya Buluşmaları”**nın üçüncüsü Antalya’da gerçekleştirildi.

İzmir ve Tekirdağ’ın ardından Antalya’da bir otelde düzenlenen **“CHP İletişim Batı Akdeniz Yerel Buluşması”**nın açılış konuşmalarını; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ve CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı yaptı.

Yerel Medya Temsilcileri Antalya’da Buluştu

Buluşmaya Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Antalya Çağdaş Gazeteciler Derneği Şube Başkanı Ceren Deniz ile gazeteciler Bora Tüfekli, Hilal Köylü ve Deniz Zeyrek katıldı. Batı Akdeniz Bölgesi’ndeki illerden çok sayıda yerel medya temsilcisi, muhabir, köşe yazarı, basın örgütleri ve basın sendikalarının temsilcileri de etkinlikte yer aldı.

“Sansürden Daha Fena Bir Hale Geldi Otosansür”

Konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskılara dikkat çeken Bulut, sansürün yanı sıra otosansürün çok daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtti.
“Bugün sansür var. Hatta otosansür de dahil oldu. Sansürden daha fena bir hale geldi otosansür” diyen Bulut, dijital mecralarda bant daraltma, erişim engelleri ve ekonomik baskıların basını kuşattığını ifade etti.

Basın İlan Kurumu ve kamu reklamlarının dağıtımına da değinen Bulut, kamu kaynaklarının yandaş medyaya aktarıldığını, yerel ve bağımsız medyanın ise baskı altında tutulduğunu savundu.

“İletişim Başkanlığı Baskı Mekanizmasına Dönüştü”

İletişim Başkanlığı’nın işlevine de eleştiriler yönelten Bulut, kurumun basının tek merkezden yönlendirilmesine zemin hazırladığını belirterek,
“Başlıkların ve içeriklerin WhatsApp gruplarından gönderildiği, anormalin normalleştiği bir medya düzeni oluşturuldu. Bu tablo demokrasimiz açısından son derece tehlikelidir” dedi.

“Basın Özgürlüğü Olmadan Demokrasiden Söz Edilemez”

Bir ülkede kuvvetler ayrılığı güçlü değilse demokrasiden söz edilemeyeceğini vurgulayan Bulut, özellikle denetim mekanizmalarının zayıfladığı sistemlerde basının hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Geçmiş darbeler ve olağanüstü dönemleri hatırlatan Bulut,
“Türkiye demokrasi açısından en karanlık dönemini yaşıyor. Basın açısından da keza aynı şekilde en karanlık dönemini yaşıyor. Birbirine çok bağlantılı, onu aşmamız lazım” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilerin Sorunlarını En İyi Gazeteciler Bilir”

Yerel Medya Buluşmaları’nın amacının ortak bir birikim ve çözüm zemini oluşturmak olduğunu belirten Bulut, basınla ilgili yol haritasının siyasetçiler tarafından değil, gazeteciler tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi.
“Gazeteciler kendi meslek alanında ne sorun yaşıyor en iyi bilendir” diyen Bulut, denetim ve ekonomik özgürlük mekanizmalarının da basın mensuplarının katkısıyla şekillenmesi gerektiğini vurguladı.

“İktidar 31 Mart’tan Sonra İkinci Parti Konumunda”

Konuşmasının sonunda siyasi değerlendirmelerde de bulunan Bulut, iktidarın 31 Mart yerel seçimlerinin ardından halk desteğini kaybettiğini savunarak,
“Türkiye bir seçim dönemine girmiştir. Çünkü iktidar 31 Mart seçimlerinden sonra ikinci parti halindedir” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.