6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin üçüncü yılında, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa’da yapılan açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu.
Depremlerde yaşamını yitiren 53 bin 537 yurttaş anılırken, aradan geçen üç yıla rağmen acının azalmadığı ve yaşanan yıkımın etkilerinin büyüyerek sürdüğü vurgulandı.
“Bu felaket bir doğa olayı değil, siyasi tercihler sonucudur”
Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin yalnızca doğal bir afet olmadığına dikkat çekilerek, yıkımın rantçı, piyasacı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların sonucu olduğu ifade edildi. On binlerce binanın yıkıldığı, yüz binlerce yapının ağır hasar aldığı hatırlatılırken, depremin gerçek bilançosu ve sorumluluk zincirinin hâlâ kamuoyuna açıklanmadığı belirtildi.
Merkezi idare ve yerel yönetimlerin afetlere hazırlık konusundaki yetersizliğine vurgu yapılan açıklamada, ilk saatlerde kurumlar arası eşgüdümün sağlanamadığı, arama-kurtarma çalışmalarının geç ve dağınık yürütüldüğü kaydedildi. AFAD’ın kriz yönetimindeki yetersizliği, ekipman ve haberleşme altyapısındaki eksikliklerin can kayıplarını artırdığı ifade edildi.

“Barınma, sağlık ve altyapı sorunları sürüyor”
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölgede yaşayan yurttaşların barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi temel haklara erişimde ciddi sorunlar yaşadığı belirtilen açıklamada, geçici barınma alanlarının kalıcı hale geldiği ve güvenli konut üretiminin kamusal bir anlayışla ele alınmadığı vurgulandı.
Özellikle Hatay başta olmak üzere ağır yıkım yaşanan illerde altyapı sorunlarının devam ettiği, eksik bırakılan TOKİ konutları ve sembolik törenlerin gerçek tabloyu gizleyemediği ifade edildi.
“Asıl sorumlular yargı önüne çıkarılmıyor”
Açılan davaların adaleti sağlamaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada, dosyaların sürüncemede bırakıldığı, davaların alt düzey sorumlularla sınırlandırıldığı ve kamu yöneticileri ile siyasi karar vericilerin yargı süreçlerinin dışında tutulduğu eleştirisi yapıldı. Bu durumun cezasızlık politikasını derinleştirdiği vurgulandı.
Yetki ve sorumlulukları dışında kalan süreçler nedeniyle mühendis, mimar ve şehir plancılarının günah keçisi ilan edilmesinin kabul edilemez olduğu da özellikle belirtildi.
“Bilim ve kamusal sorumluluk olmadan güvenli kentler mümkün değil”
TMMOB adına yapılan açıklamada, depreme dayanıklı yapıların ancak bilimsel ve teknik esaslara dayalı, kamucu bir anlayışla üretilebileceği vurgulandı. Yapı denetim sisteminin kamusal olarak yeniden düzenlenmesi, bütünlüklü bir afet politikasının hayata geçirilmesi ve meslek odalarının sürece etkin katılımının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Bilimin, tekniğin ve kamusal sorumluluğun yok sayıldığı bu düzen değişmeden yeni felaketlerin yaşanması kaçınılmazdır” sözleriyle sona erdi.
Basın açıklamasının ardından, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren yurttaşlar için 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.
















