CHP’nin seçilmiş başkanı Yeşiltaş’tan ‘akreditasyon’ tepkisi

GÜNDEM

CHP’nin seçilmiş  Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı toplantısını takip etmek isteyen gazetecilere yönelik “akreditasyon” uygulamasına tepki gösterdi.

Yeşiltaş, uygulamanın basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından yanlış ama AKP zihniyetinin medyaya bakış açısını doğrular nitelikte bir adım oluğunu söyledi.

CHP’li Yeşiltaş şunları söyledi:

“Gazeteciler kamu görevi yapar. Onların görevi, halk adına izlemek, sorgulamak, haber yapmak ve gerçeği kamuoyuna ulaştırmaktır. Bu görevin önüne “akreditasyon” adı altında yeni bariyerler koymak; basını sınıflandırmak, kabul edilen ve edilmeyen gazeteciler anlayışını yerleştirmek demektir.

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri, yıllardır iktidarın basını baskı altına alma anlayışıdır. AKP iktidarı döneminde gazeteciler gözaltına alındı, tutuklandı, televizyon kanalları ve gazeteler ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldı, kamu ilanları bir cezalandırma aracına dönüştürüldü. Bugün gelinen noktada ise yerel yönetimlerde de basının görevini zorlaştıran uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz.

Oysa belediye meclisleri kapalı kapılar ardında çalışan kurumlar değildir. Alınan her karar, kullanılan her oy, yapılan her harcama doğrudan halkı ilgilendirir. Bu nedenle meclis toplantılarının en doğal denetçisi de basındır. Gazetecilerin hangi kurumu temsil ettiğine ya da önceden isim bildirip bildirmediğine göre ayrıştırılması, demokratik yönetim anlayışıyla bağdaşmaz.

Basın özgürlüğü; yalnızca gazetecilerin meselesi değildir. Basın özgürlüğü, vatandaşın doğru bilgiye ulaşma hakkıdır. Gazetecinin önüne konulan her engel, aslında halkın gerçekleri öğrenmesinin önüne konulan engeldir.

Her zaman özgür basının yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Eleştiriden korkanlar sansüre sarılır. Kendine güvenenler ise şeffaflıktan kaçmaz.

AKP’nin yıllardır Türkiye’ye dayattığı kutuplaştırıcı ve denetimci anlayışın, basın üzerinde kurduğu baskının Bursa’da halkın iradesine çöken temsilcileri tarafından da örnek alınmasına şaşırmıyoruz.

Çağrımız nettir: Gazeteciler arasında ayrım yapılmamalı, kamuoyunu ilgilendiren tüm toplantılar hiçbir kısıtlama olmaksızın basına açık olmalıdır. Basın özgürlüğü anayasal bir haktır; akreditasyona bağlanabilecek bir ayrıcalık değildir.

Özgür basın susturulamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.